Demokrasi tabii ki sandıktan ibaret değildir


Demokrasi tabii ki sandıktan ibaret değildir

A+ | Normal | A-

Son güncelleme: 22 Ağustos 2013 Perşembe 17:18


Mısır darbesiyle birlikte demokrasinin sadece sandıktan çıkan sonuç olup olmadığı tekrar tartışılmaya başlansa da aslında bilinmesi gereken bazı gerçekler zaten bu duruma açıklık getiriyor.

Küre Medya / Haber Merkezi
Her ne kadar Mısır'da yaşanan darbe ve sonrasındaki katliamların ardından yavaş yavaş dile getirilmeye başlasa da, aslında Demokrasi'nin yalnızca seçimden ve halkın iradesinden ibaret olmadığı hem kavramsal, hem de kuramsal olarak bilinmesi gereken bir gerçektir.

Halkın iradesiyle sandıktan çıkan sonucun demokrasinin dünya görüşünü sarsacak olması demokrasi tarafından kabul görmesi mümkün değildir. Yani örneğin, halk demokratik bir seçim metoduyla İslam'ın değerlerini, ahkâmını talep edecek olursa halka seküler bir yaşam biçimi ve laik bir devlet modeli dayatan demokrasi kendini koruma mekanizmalarını işletecek ve halkın iradesine müdahale edecektir.

Bu durum demokrasinin tarihinde teorik olarak uzun uzun tartışılmış ve ikinci dünya savaşından sonra da bir sonuca bağlanarak noktası konmuştur. Bu sonuç şudur;

Halk demokrasinin seküler hayat görüşünü ve/veya laik rejimini perdeleyecek bir tercihte bulunduğu zaman demokrasi kendi kendini korumalıdır. Hiçbir tercih demokrasinin dünya görüşü üzerinde olamaz. Asıl olan demokratik değerlerin korunmasıdır. Halk ancak bu değerlerin öncülüğünde tercihini ortaya koyabilir.

Türkiye'de 28 Şubat 1997 darbesi ve 1998 Refah partisinin kapatılma süreci, Cezayir'de 1991'de seçimi kazanan İslami Selamet Cephesi (FIS)'ne yapılan müdahale ve destekçilerine uygulanan katliam, Gazze'de 2006'da seçimi kazanan Hamas iktidarını batının kabul etmemesi ile günümüze kadar uzanan Gazze ambargosu ve son olarak Mısır'da yaşanan Muhammed Mursi'ye yapılan darbe ile darbeye direnen müslümanların katledilmesi demokrasinin kendini koruma mekanizmalarını çok net ortaya koymaktadır. Batı medeniyetinin de yaşananları destekleyerek katliamlara sessiz kalması bir anlamda bu yüzdendir.

Kendini Koruyan Demokrasi: Mücadeleci – Militan Demokrasi ve Weimar Cumhuriyeti ( 1919 – 1933 ) Süreci

Demokrasinin değerlerini korumak amacıyla gerekli mekanizmaları inşa eden; ifade ve siyasi örgütlenme hürriyeti başta olmak üzere birçok özgürlüğe sınırlamalar getiren sürecin genel adına mücadeleci veya militan demokrasi süreci denmektedir.

Bu terimler ilk defa, sürgündeki Alman politik bilimci Karl Loewenstein tarafından, sağ ve sol totaliter akımların Batı Avrupa'da kendilerini hissettirdiği 1937 yıllarında ortaya çıkmıştır. O yıllarda Batı, komünist tehlikelere karşı korunma mücadelesi verirken, Hitler ve Mussolini de demokrasinin kan kaybetmesine neden olmuştur.

Almanya'nın 1. Dünya Savaşı'ndan yenik ayrılması sonucu kazanan tarafların baskısıyla lağvedilen Alman monarşisi ( krallık ) yerine merkezi hükümetin ilan edilmesiyle Weimar Cumhuriyeti kuruldu.

Weimar Cumhuriyeti'nde yargı mensupları imparatorluk zamanından (1871 - 1918) kalma olduğu için yargı, demokratik dönemde çalışmaya başlayıp yasalar çıkartan parlamentoya tepki üretmeye başladı. Weimar Anayasasına da karşı çıkan yargı mensupları parlamentodaki partilerle sürtüşmeye başladı.

1928'e gelindiğinde bu sürtüşme süreci nedeniyle merkez partiler zayıfladı. Yargı bu süreçte Nasyonal Sosyalistlerin seçim yasağını kaldırdı.

Rakipleri güçsüzleşen Nasyonal Sosyalist İşçi Partisi 1930 seçimlerinde oyların %18,3'ünü, 1932'de %37,4'ünü ve Mart 1933'te de %43,9'unu alarak iktidara geldi ve Adolf Hitler başbakan oldu.

Weimar'da üç erkten ( yasama, yürütme, yargı ) biri olan yargının demokrasi karşıtı rolü sebebiyle yasama ve yürütmeyi elinde bulunduran Hitler yasalarda istediği gibi düzenlemeler yapabildi.

Weimar Anayasası'nın 48. maddesi, devlet başkanına bazı koşullarda, parlamento onayı olmaksızın kanun gücünde kararname çıkartma yetkisi vermekteydi. Hitler ülkedeki karışıklıkları bahane ederek 48. maddeyi kullanıp diktatöryasını oluşturdu.

Böylece halkın seçtiği bir lider demokrasiyi tahrip ederek demokratik yönetim olan Weimar Cumhuriyeti'ne son verdi. Ardından da 2. Dünya Savaşı süreci başlamış oldu.

2. Dünya Savaşı'ndan sonra Hitler iktidarı tarafından sürgüne gönderilen pek çok sosyal bilimcinin katkısı ile 1949 Federal Alman Yasası ( Bonn Anayasası ) oluşturuldu. Oluşturulan anayasa yeni bir Hitler vakası yaşamamak için militan demokrasi anlayışı olarak yorumlanacak düzenlemeler ve sınırlamalar getirmiş oldu.

Demokrasi İslami Taleplere Her Zaman Müdahele Edecektir

Batının yaşamış olduğu bu travmatik tecrübe sebebiyle demokrasinin halkın iradesine balans ayarı yapması ve bunlar için gerektiğinde silahlı müdahalelerle, darbelere kalkışması kabul görmüş durumdadır. Bu, demokratik yaşam biçiminin gerektiğinde "kangren olmuş uzvu" söküp atmasıdır. Onun için zamanı geldiğinde darbelere, istiklal mahkemelerine, sivil eylemler düzenleyen kitleleri katletmeye ihtiyaç duyacaktır. Hatta bunun için ülkeleri bile işgal edecektir.

Müslümanlar artık demokrasinin enstrümanlarını kullanmaktan vazgeçmelidir. İslami talepleri seçimleri kazansalar bile asla kabul görmeyecektir. Çünkü İslam'ın hayat görüşü ve oluşturmaya çalıştığı toplum ile demokrasinin hayat görüşü ve istediği toplum anlayışı birçok yönden çelişmektedir. Talepler ne kadar ciddi olursa demokrasi o kadar şiddetli müdahale edecektir. Yoksa yaşayamayacağını o da bilmektedir.

Yukarı Dön

İlgili Videolar







Demokrasi: Bir Ortaçağ yönetim biçimi



Mısır'daki darbenin ardından İslam coğrafyalarında uygulanan demokrasi rejimi de tartışma konusu oldu. Özellikle Türkiye'de düzenlenen bazı protestolarda dikkat çeken demokrasi karşıtı pankartlar manşetlere taşındı. Bugünlerde açıkça sorgulanan Ortaçağ yönetim biçimi demokrasinin kökeni Yunan şehir devletlerine dayanıyor.

Etiketler:

Yorum yap yorum

Yorumlar

Mehmed Can
23.08.2013 01:33
İzmir den Selam Ve Dualarımla
Mehmet abi ve Hamza kardeşim Allah razı olsun,salih amellerinizin bereketlenmesi duasıyla devamını bekliyoruz...
Yorum yap yorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat