Darbeye direnmenin sosyolojisi


Darbeye direnmenin sosyolojisi

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 19 Temmuz 2016 Salı 21:56


Yeni Şafak yazarı Akif Emre bugünkü yazısında, meydanları doldurarak olacak darbenin önüne geçen toplumsal hareketin sosyolojik olarak incelenmesi gerektiğine değiniyor.

Küre Medya / Haber Merkezi
Yeni Şafak yazarı Akif Emre bugünkü yazısında, meydanları doldurarak olacak darbenin önüne geçen toplumsal hareketin sosyolojik olarak incelenmesi gerektiğine değiniyor.

Akif Emre yazısında, "Yaşamakta olduğumuz darbe denemesinin şaşkınlığı, öfkesi, tedirginliği hala devam ederken, ortaya çıkan askeri darbeye karşı direnme olgusu en önemli sonuç olarak dikkatle izlenmeli. Bu direnme sosyolojisinin kesinlikle küçümsenmemesi gerekir. Zaten Türkiye'de var olan darbe geleneğinin birdevamı olarak siyaset bilimciler bolca konuşacaklardır. Askeri darbe dönemlerinin kapandığını temenni etmek gerçekten darbelerin artık yapılmayacağı anlamına gelmiyor" diyor.

Akif Emre'nin ilgili yazısı:

Darbeye direnmenin sosyolojisi

Yaşamakta olduğumuz darbe denemesinin şaşkınlığı, öfkesi, tedirginliği hala devam ederken, ortaya çıkan askeri darbeye karşı direnme olgusu en önemli sonuç olarak dikkatle izlenmeli. Bu direnme sosyolojisinin kesinlikle küçümsenmemesi gerekir. Zaten Türkiye'de var olan darbe geleneğinin birdevamı olarak siyaset bilimciler bolca konuşacaklardır. Askeri darbe dönemlerinin kapandığını temenni etmek gerçekten darbelerin artık yapılmayacağı anlamına gelmiyor.

Öncelikle yaşanılan kalkışmanın ve ona karşı gösterilen toplumsal tepkinin mahiyetinin iyi okunması gerekiyor. Yaşadığımız darbe deneyimini TAT ( Talat Aydemir Tarzı) Darbe olduğunu söylemek, benzeşen yanlarına rağmen yanıltıcı ve eksiktir. Çok daha organize olması bir yana darbecilerin kimlikleri ile karşı çıkanların aidiyeti arasındaki ilişki bu süreci/çatışmayı/karşıtlığı çok farklı düzlemde ele almayı, farklı parametreleri gözeterek düşünmeyi zorunlu kılıyor.

Bu sürecin en ayırtedici özelliği darbe girişimi karşısında ortaya çıkan toplumsal tepki ve darbeye direnme refleksidir. Geleneksel olarak “asker millet" olmanın toplum- siyaset ilişkisinde şekillenen formun zorunlu sonucu olarak devlete, orduya itaat kültürüne yüklenen anlamı bozdu. Bu sosyokültürel formun geleneksel, muhafazakar kitle tarafından yapıbozumuna uğratılması yahut aşılmış olması nasıl açıklanabilir? Hangi sosyolojik açıklama biçimi yüzlerce yıllık toplumsal refleksin bir anda parçalanarak bir direnme ruhu ortaya çıkarıp halkı silahlı askere karşı durmaya sevketmiş olabilir? Kaosun kalıcı sonuçlarını bu sorulara verilecek cevaplarda aranmalıdır.

Kısa vadeli siyasal sonuçları ne olursa olsun ölümü göze alarak ülkenin hemen her köşesinde insanların meydanlara yığılmasını, tanklara karşı durmasını açıklamadan bu toplumun ruhunu anlamış olamayız. Sosyolojik okuma daha çok batılılaşmış, bireyselleşmiş, haklarının ve özgürlüklerinin bilincinde bireylerden oluşan kitlelerin otoriteye/baskıya karşı gelebileceğini söyler. Tam tersine daha muhafazakar, daha geleneksel bireylerden oluşan geniş muhafazakar kitlelerin direnmesinden söz ediyoruz. Bu arada bu muhafazakarlığın görece ortasınıf statüsü ve bunu muhafaza etmeyi de içerdiği atlanmamalıdır.


YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ >>>>>>










.

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat