CHP'nin geçmişinde yüzleşemeyeceği bir kara lekesi yokmuş!


CHP'nin geçmişinde yüzleşemeyeceği bir kara lekesi yokmuş!

A+ | Normal | A-

Son güncelleme: 08 Mayıs 2015 Cuma 10:12


ek parti döneminde satılan ve kapatılan camilerin sayısı CHP tarafından saklandı. İstenilen belgeler savcılığa gönderilmedi.

Küre Medya / Haber Merkezi
Karar gazetesinin haberine göre; Savcılık, CHP'nin müşteki olduğu soruşturmada, tek parti döneminde satılan ve kapatılan camilerin sayısına ilişkin belge istedi ancak parti yönetimi istenen belgeleri vermeyi reddetti.

CHP yönetimi, tek parti döneminde camilerin satıldığı, kapatılığı, meyhaneye çevrildiği iddiaları üzerine hakaret davası açtı. CHP'nin başvurusu üzerine soruşturma başlatan savcılık, iddiaları açıklığa kavuşturmak için o döneme ilişkin belgeleri istedi. Ancak parti yönetimi belge göndermeyi reddetti.

Genel Başkan yardımcısı Bülent Tezcan, cumhuriyet tarihi ile ilgili savcılık tarafından istenilen belgeleri sunmadıklarını, sunmayacaklarını açıkladı.

Tezcan, yazılı açıklamasında, bir soruşturma müzekkeresine yönelik CHP'den, "1925-1960 tarihlerinde ülkedeki cami ve mescit sayıları, yıllara göre sayılarda bir değişme varsa bunun nedenleri, cami kapatma ve satma iddiaları, sayısal verilere dayanır şekilde dini eğitim kurumları..." gibi konularda belge istendiğini belirtti.

Böyle bir talebin savcılığın görevi olmadığını iddia eden Tezcan, konuyla ilgili bilgileri sunmadıklarını dair yazıyı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın bürosuna gönderdiğini ifade etti.

Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 161. maddesinde cumhuriyet savcılarının görevlerinin yazılı olduğunu vurgulayan Tezcan, şunları kaydetti:

"Madem cumhuriyet savcılıkları kanalı ile tarihsel metinlerin incelenip çözümlemesi yapılacaktı, bilimsel araştırmalar yapan üniversiteler ve tarih kurumlarına ne gerek vardı? Hakaret suçunun varlığını tespit ve iddianame düzenleyip düzenlememeye karar vermek için tarihsel eserlerin toplanıp incelenmesi, ülkemizin yetiştirdiği akademisyenlere ağır bir hakaret olduğu gibi savcıların görevi de değildir.

Cumhuriyet tarihinin arkasında, yüzleşemeyeceği bir kara lekesi yoktur. Hukukçu kişiliğinizi bir kenara bırakıp kanunla yazılı göreviniz dışına çıkarak, cumhuriyet döneminin soruşturması ve çözümlemesini yapmak sizin yetkinizi de çapınızı da aşar. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 161. Maddesinde yazılı'cumhuriyet savcısının her türlü araştırmayı yapabilmesi' hükmünü modern ceza teorileri çerçevesinde algılayamadığınız anlaşıldığından herhangi bir kaynak veya eser sunmuyoruz."

Yeni Akit

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yap yorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat