Cemaat-i İslami lideri'nin idamına onay verildi


Cemaat-i İslami lideri'nin idamına onay verildi

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 07 Ocak 2016 Perşembe 21:01


Bangladeş'te Yargıtay, ülkenin en büyük İslamcı partisi Cemaat-i İslami'nin lideri Rahman Nizami hakkındaki idam cezasını onayladı.

Küre Medya / Haber Merkezi
Nizami, 1971 yılında Pakistan'a karşı yürütülen bağımsızlık savaşında savaş suçları işlediği gerekçesiyle hakkında verilen idam cezasına karşı çıkarak Yargıtay'a başvuru yapmıştı.

Ancak Yargıtay cezayı uygun buldu. Nizami'nin bu kararın yeniden gözden geçirilmesi için başvuru yapma hakkı bulunuyor.

Bangladeş devlet başkanının cezayı uygulamama hakkı bulunuyor. Ancak uzmanlar bunu olası görmüyor.

Yargıtay'a olası yeni başvurusunda yeni bir karar çıkmaması ya da devlet başkanının cezaya karşı çıkmaması durumunda Nizami'nin önümüzdeki aylarda idam edilmesi bekleniyor.

73 yaşındaki Nizami, soykırım, cinayet, işkence ve tecavüz dahil 16 suçtan yargılanmıştı.

Bangladeş'ın Pakistan'dan ayrılmak için yürüttüğü dokuz ay süreli savaşta ölenlerin sayısı konusunda farklı tahminler yürütülüyor.

Hükümet kaynakları savaşta 3 milyon kadar kişinin öldüğünü belirtirken, kimi kaynaklar rakamın çok yüksek ve doğrulanamaz olduğunu belirtiyor.

Kararı veren savaş suçları mahkemesi, Nizami'yi, El-Bedr milislerinin başkomutanlığını yapmakla suçladı.

El Bedr kuvvetleri, Pakistan ordusunun Bangladeş'teki bağımsızlık yanlılarını belirleyip öldürmesine destek veren yedek güçlerdi.

Bangladeş makamları, bu güçlerin savaş sırasında sürekli işkence ve idam eylemlerine karıştığını ve öğretmenlerin, mühendislerin ve gazetecilerin hedef olduğunu bildiriyor.

Nizami, 2001-2006 yılları arasında Bangladeş Milliyetçi Partisi önderliğindeki hükümette bakanlık da yapmıştı. 

Rahman Nizami'nin idamına karşı protesto çağrısı

Bangladeş'te Cemaat-i İslami Partisi, Motiur Rahman Nizami hakkında 1971'deki bağımsızlık savaşı sırasında "insanlığa karşı suç işlediği" gerekçesiyle verilen idam kararını onanmasını kınadı. Parti, hükümetin siyasi amaçlı bir plan uyguladığını savundu. Cemaat, bugün için halkı protesto gösterisi düzenlemeye ve greve çağırdı.

Partinin resmi internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, Cemaat-i İslami Başkan Vekili Makbul Ahmed ve Genel Sekreter Vekili Şefikur Rahman, konuyla ilgili ortak basın açıklamasında, bağımsızlık savaşı sırasında Pakistan ordusuna destek verdiği ileri sürülen Nizami'nin "parti liderliğinin yanı sıra bir din alimi ve şeffaf bir siyasetçi olduğunu" vurguladı. 

Açıklamada, "Nizami'ye yöneltilen suçlamaların tamamiyle düzmece ve siyasi amaçlı olduğu" belirtilerek, "Motiur Rahman Nizami, adaletten mahrum bırakıldı. Ülke halkı bu kararı kabul etmiyor" ifadesi kullanıldı. 

Hükümetin, haksız siyasi çıkarlar elde etmek amacıyla insanlığa karşı suç işledikleri iddiasıyla açılan davalarla Cemaat-i İslami liderlerini öldürmeyi hedefleyen çirkin bir planı hayata geçirdiği kaydedilen açıklamada, iktidar partisi liderlerinin, farklı vesilelerle defalarca Cemaat-i İslami'nin liderleri Ali İhsan Mücahid, Allama Delvar Hüseyin Sayedi ve Motiur Rahman Nizami'nin asılacağını açıkladığı bildirildi.

Açıklamada, Bangladeş hükümetinin, Nizami'ye verilen idam cezasının onanmasıyla ülkeyi kaos ve anarşi ortamına sürüklediği savunuldu ve yarından itibaren ülke genelinde genel grev çağrısı yapıldı. 

LİDER KADROYU HEDEF ALAN YARGILAMALAR VE İDAMLAR 

Başbakan Şeyh Hasina tarafından bağımsızlık savaşı sırasında işlendiği iddia edilen suçların cezalandırılması için 2009'da kurulan Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi, şimdiye kadar 19 kişi hakkında karar aldı. Bunların büyük bir kısmı, ülkenin İslami değerleri savunan en büyük partisi Cemaat-i İslami liderlerinden oluşuyor. 

Mahkeme tarafından suçlu bulunan ve idam cezasına mahkum edilen ilk kişi, Cemaat-i İslami Partisi'nden Abdülkelam Azad olmuştu. Ülkeden ayrıldığı için gıyabında yargılanan Azad, Ocak 2013'te idam cezasına çarptırılmıştı.

Partinin Genel Sekreter Yardımcısı Abdülkadir Molla, Şubat 2013'te ömür boyu hapse mahkum edilmiş, 17 Eylül'de cezası Temyiz Mahkemesi tarafından idama çevrilmişti. Molla, 12 Aralık 2013'te cezası infaz edilen ilk Cemaat-i İslami lideri olmuştu. Mahkemenin 90 yıl hapse mahkum ettiği Cemaat-i İslami'nin 92 yaşındaki lideri Gulam Azzam da 23 Ekim'de hapishanede ölmüştü. 

Hasina hükümetinin kurduğu mahkeme, 30 Ocak 2014'te Azzam'ın ardından partinin liderliğini üstlenen Nizami'yi, 2 Kasım 2014'te de partinin Merkezi Yürütme Kurulu üyesi Mir Kasım Ali'yi bağımsızlık savaşı sırasındaki bazı olaylardan idam cezasına mahkum etmişti. Cezası, Yüksek Mahkeme tarafından 3 Kasım 2014'te onanan partinin Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed Kamaruzzaman, 11 Nisan 2015'te idam edilmişti. 

Mahkeme, 18 Şubat 2015'te Cemaat-i İslami Partisi liderlerinden Abdus Sobhan'ı dokuz suçlamanın altısından suçlu bularak idama mahkum ederken, 16 Temmuz'da da bağımsızlık savaşı sırasında Pakistan ordusu tarafından kurulan Rızakar milis kuvvetlerine üye olduğu kaydedilen Furkan Malik'e ölüm cezası vermişti. Cemaat-i İslami Partisi Genel Sekreteri Ali İhsan Mücahid'e 1971'deki bağımsızlık savaşı sırasında insanlığa karşı suç işlediği gerekçesiyle verilen idam cezası, 16 Haziran'da Yüksek Mahkeme tarafından onanmıştı. 

Bazı muhalefet partileri ve uluslararası gözlemciler, Hasina hükümeti tarafından kurulan Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesinin adil yargılama standartlarına uymadığını ve siyasi kararlar aldığına dikkati çekiyor.  

Cemaat-i İslami Partisi de lider kadrosuna yönelik mahkeme kararlarının siyasi olduğuna işaret ederek, halkı Hasina hükümetinin "devlet terörüne" karşı çıkmaya çağırıyor. Parti yetkilileri, hükümetin muhalifleri bastırmak için kitlesel cinayetler, keyfi tutuklamalar, yargısız infaz ve işkence gibi suçlar işlediğini belirtiyor.  

Cemaat-i İslami yetkilileri, bağımsızlık savaşının ardından 1973'te çıkarılan Savaş Suçları Kanunu'na göre ancak silahlı savunma ya da yardımcı gruplara üye kişilerin savaş suçları ya da insanlığa karşı suç işlemekten yargılanabileceğini, buna karşın üyelerinden hiçbirinin silahlı gruplara üye olmadığını, dolayısıyla bu suçlamalarla yargılanamayacağını vurguluyor.

Hindistan'dan 1947 yılında ayrılarak bağımsızlığını ilan eden Pakistan'ın doğusu ile batısı arasında 1971'de başlayan iç savaş, bağımsız Bangladeş devletinin kurulmasıyla son bulmuştu. Pakistan, ülkenin doğusundaki halkın bir bölümünün bağımsızlık talep etmesi üzerine bölgeye çok sayıda asker göndermişti. İç savaş sırasında Doğu Pakistan'dan yaklaşık 10 milyon sivilin evlerini terk ederek Hindistan'a göç etmesi üzerine Hindistan hükümeti, Aralık 1971'de bugünkü Bangladeş olarak bilinen Doğu Pakistan'ı işgal etmişti. Pakistan askerlerinin Dakka'da Hindistan güvenlik güçlerine teslim olmasının ardından 16 Aralık 1971'de Doğu Pakistan yeni adıyla Bangladeş olarak bağımsızlığını ilan etmişti. Yaklaşık 9 ay süren bağımsızlık savaşı sırasında 3 milyondan fazla kişi hayatını kaybetmiş, milyonlarcası yaralanmıştı.

incanews 

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat