Cehalet ve hoşgörüsüzlük hayatı zorlaştırıyor


Cehalet ve hoşgörüsüzlük hayatı zorlaştırıyor

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 20 Ağustos 2017 Pazar 14:37


İstanbul Şişli'de halk otobüsünü durduran şoför orta kapının bulunduğu bölüme gelerek namaz kılmaya başladı. Yol ortasında yaşanan olaya yolculardan bir kısmı tepki gösterdi ancak şoför bir karşılık vermeden yola devam etti.

Küre Medya / Haber Merkezi
Konuyla ilgili yorum yapan Ali Rıza DEMİRCAN hoca toplumdaki tahammülsüzlüğe dikkat çekti.

İşte o değerlendirme:

İbadet Hakkı ve Özgürlüğü


Benim bilgilerime göre şehir içi otobüslerinde böylesi bir olay ilk defa vuku buldu. Bu tür olaylar genelde şehirler arası yolcu otobüslerinde olurdu ve olmaktadır. Biz de yorumumuzu şehir içi ve dışında çalışan otobüs şoförlerine ve tepki gösteren yolculara göre yapacağız. Ancak olayımızda şoför kendince çalışanların ibâdet özgürlüğüne vurgu yapmak istemiş de olabilir. Böyle ise bunu saygıdeğer bir eylem olarak değerlendirebilir ve aşağıda sunacağımız yaklaşımımız dışında tutabiliriz.

Yeterli Bilgi ve Bilinç Yoksa

Yeterli bilgi ve bilinciniz yoksa İslâmî ölçülere göre gereğince yaşayamazsanız. Kendinizi zora koşar, çevrenize de zarar verirsiniz. Böylece ihtilaf sebebi olursunuz. Haberimizdeki şoförümüz buna örnektir. Kendisi bilgisizliği sebebiyle namaz kılmak için durmuş, yolcuların gözü önünde namaza durarak tepkilerine sebep olmuştur.

Şoför Ne Yapabilirdi?

Namaz kişinin imanını belgeleyen ve ona sosyal hayatını İslâm’a göre yaşama enerjisini kazandıracak ibadettir. Hastalık gibi yolculuk da hiçbir şekilde namazı erteleme sebebi olamaz ama namaza ilişkin kolaylaştırıcı ilkeleri devreye sokar. Şimdi bu kolaylaştırıcı ilkelerin bazılarına bakalım.

I. Şehirler arası otobüs şoförü kendisini yolculuğun sağlayacağı kolaylıklardan yararlanacak yolcu olarak değerlendirebileceği gibi mukim yani yerleşik olarak da değerlendirebilir.

II. Şehir içi ve dışı yolculuklarda otobüs şoförü namazı ilk vaktinde değil de son vaktinde kılabilir. Daha açık bir anlatımla 13.00 de kılacağı öğle namazını ikindi vakti girmeden öncesine kadar erteleyebilir. Bu arada verilecek ihtiyaç molasında veya son durakta namazını kılabilir.

III. Şoförlerimiz kendilerini yerleşik olarak görseler bile Peygamberimizin uyguladığı cem/namazları birleştirme yöntemini kullanabilirler. Mesela akşam namazı vakti geçmekte ise akşam namazını yatsı vaktine erteleyebilirler. İhtiyaç molası verildiğinde veya son durağa varıldığında önce akşam namazını sonra da yatsı namazını kılabilirler.

IV. Bütün bunlar namazdan ödün verme anlamına gelmez, dinimizin ön gördüğü kolaylıklardan yararlanma manasına gelir.

V. Bu arada iç ve dış seferlerin namaz vakitleri gözetilerek düzenlenmesi de mümkündür.

Yolcular Ne yapmalı?

Yukarıda sunulan açıklamalar namazlı şoför açısından bakılarak yapılmıştır. Hepimiz biliriz ki hiçbir kişi önemli bir toplantısını veya ameliyat randevusunu ya da akabinde yapacağı uçak yolculuğunu risk etmez. Otobüs yolcuğunda trafikte aksamalar olabileceğini hesaplar. Bu sebeple haklı olunsa da özellikle şehirler arası yolculuklarda 5-10 dakikalık bir namaz molası ibadete saygı gösterilerek problem edilmemelidir. Çünkü bilgisizliği sebebiyle açıklanan kolaylıklardan yaralanamayan şoför namazını ertelemesi sebebiyle yaşayacağı tedirginlik kaza yapmasına sebep olabilir.

Ana Problem Hoş Görümüzün Yitirilmesi mi?

Şu anda görevde olan genç bir hakimimiz bana şöyle demişti:

Hocam davalı dosyaları milyonları aştı. Büyük çoğunluğu basit sebeplere dayanıyor. İslâm’ın önerdiği ve sevaplandırılıp mükâfatlandırılacağını müjdelediği hoş görü biraz olsun gösterilebilseydi bu davaların büyük çoğunluğu hiç gündeme gelmeyebilirdi.

Ana meselemiz cehalet ve ona dayalı hoşgörüsüzlük olsa gerek.


Mirat Haber


Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat