Burma'nın vatansız Müslümanları


Burma'nın vatansız Müslümanları

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 17 Haziran 2015 Çarşamba 13:21


Burma'nın Vatansız Müslümanları: Dünyanın En büyüm zulmünü gören azınlık, Burma'da, Rohingya Müslüman azınlığın üyeleri, binlerce Budistin zulmünden kaçıyor. Bu zulümden kaçışın ve kendince çare arayan bir gencin hikayesi.

Küre Medya / Haber Merkezi
Burma'nın Vatansız Müslümanları: Dünyanın En büyüm zulmünü gören azınlık, Burma'da, Rohingya Müslüman azınlığın üyeleri, binlerce Budistin zulmünden kaçıyor.

  Kaçan göçmenler de, kaçakçılar tarafından istismar ediliyor ve onlara Malezya, Endonezya ve Tayland da arkasını dönüyor.

Bir ılık rüzgar kulübenin içinden patladığında bir genç adam olan Nuralam, sık sık onunla denizin kokusunu taşıyan geceleri saatlerce uyanık oturur, ayağa kalktığında, uyuyan annesini ve kız kardeşini görür.

Yaşadığı mülteci kampından denize doğru koşarak göçmen teknelerine binip kaçmayı çok düşünen Nuralam, arkasında kız kardeşlerini ve annesini yalnız bırakacak olmanın acısını yaşıyordu.

Tabii onlara olan özlemiyle tutuşacaktır, ama gayesi, bu küçücük kulübede kardeşlerine daha fazla genişçe bir yer sağlamak değil mi?

 



Sakin bir sesi olan 23 yaşındaki küçücük genç adam. “Sonunda gerçek ve saygın bir kişi haline gelir insan” diyor, ama "Çalışmak ve haklarını elde etmekle" diye ekliyor.

Rohingyalı bir Müslüman Nuralam, dini azınlığın bir üyesi olarak, bir vatandaş olarak ülkesi tarafından tanınmıyor. Son yıllarda, radikal Budistler kendi dinine karşı Müslüman insanlara zulmetmeye başladılar. O Burma'da doğmuş olsa da, yetkililer olarak ona "Bengalli" olarak bakıyor.

Ne vatanı var ne de pasaportu, ve hiçbir ülke kendisine pasaport vermeyecektir. Hangi ülke, Nuralam gibi bir adama sahip çıkar? Yapabileceği daha iyi şeylerin eksikliğiyle, bu düşünce kampta Nuralm’ı sayısız kez meşgul eder.

O düşüncelerle yürüyüşleri sırasında defalarca, ayakları çıplak çocukları kanalizasyon çukurunda oynarken gördü. Şimdiye kadar bu yıl, 25.000 'den fazla Rohingyalı, Bengal Körfezi'ni teknelerle kaçarak yaşadıkları toprakları terk etti. Tayland, Malezya ve Endonezya kıyılarında onların umutsuz yolculuklarının görüntüleri tüm dünyada yayınlandı. "Ben de onlardan biri olmak istedim," diyor Nuralam.

14 Nisan gecesi, herkes uykuda iken kendi minderinde ayağa kalktı Nuralam. O kapıdan sessizce yürüdü ve plaja, aşağı doğru koştu. Orada kendisini bekleyen bir kaçakçıdan randevu almıştı. Nuralam gitmek üzereydi, ama yolculuk nereye bilmiyordu. O sadece Burma'da ki vahşeti arkasında bırakarak kaçmak istiyordu. 

 



Nuralam, onun üç kardeşi ve annesi,  son üç yıldır Rakhine eyaletinde, sınır dışı edilmiş Rohingyalı Müslümanların kaldığı bir arazide kurulmuş, Bawdupa Kampı içinde bir tesiste yaşıyor. Tesisin olduğu arazi, bir milyona yakın Rohingyalı azınlık olmak üzere, yaklaşık 3 milyon kişiye ev sahipliği yapmaktadır ve bir hayır sahibi adamın arazidir. 140 bini varoş gibi köylerde yaşıyor ve hiç bir ihtiyacın karşılanmadığı bu yeri terk etmelerine izin verilmiyor.

Nuralam şimdi, kampa döneli bir hafta oldu. Denizde bir hafta süren kaçma çabası başarısız oldu. Bu Mayıs ayında, kazıklar üstüne kurulmuş kulübesinde sabaha kadar oturuyor. Annesi konuklarına bir şey ikram etmek istiyor ama ikram edecek hiçbir şeyleri yok. "Biz burada bir hapishanede yaşıyoruz," diyor. O hayatını ve kaçmak için yaptığı çabaların hikayesini anlatmak istiyor.

Onun hikayesi, öncesi ve sonrası olarak Rohingya’da hayatını bölen bir olay ile üç yıl önce başladı.

2012 yılının Mayıs ayında, Rakhine Müslümanlarından bir grup, tecavüz ve Budist bir kadını öldürmekle suçlandı, daha sonra, Budistler misilleme olarak Müslüman köylerini yaktı. Yüzlerce insan öldü ve binlercesi kaçtı ve o zamandan beri birçoğu, birçok yerde değişik kamplarda yaşıyor.

 

O zamanlar Nuralam, Sittwe denilen bir şehirde bir çekçek sürücüsü olarak çalışıyordu. Okula gitmedi, 8Temmuz 2012 tarihinde eve geldiğinde, komşusunu evin önünde, kafası kesik vücudunun yanında yatarken buldu. Nuralam, Budistler sürüsünün yaptıklarına şahit oldu. Onlar alevler için evleri yakmaya başladıklarında, Nuralam çalıların arasında saklandı. O gece onlar uzaklaştıktan sonra, Sittwe yaşadığı ilçeden kaçtı. Hükümet ona bir kampta yaşamak için bir yer tahsis etti.

 



Burma'nın İç Kargaşası Rakhine

Rakhine eyaleti Burma’nın iç kargaşasının yansımasıdır.

Başkan Thein Sein, Mart 2011 tarihinde yönetime geldikten sonra dünyaya açılmaya başladı, askeri diktatörlükten neredeyse 50 yıl sonra. Aung San Suu Kyi’nin Demokrasi Ulusal Ligi, bir muhalefet partisinin resmen tanınması, ve siyasi tutukluların serbest bırakılmasından sonra Batılı ülkeler devlete karşı olan karşı yaptırımları kaldırdı. Bir süre için en azından, Burma’nın dünyada gelişen birkaç cesaret verici hikayelerinden biri olduğu ortaya çıktı. Ama reformlar kısa sürede durdu ve Rohingya’da karşı şiddet dalgası başladı.

Son yıllarda demokrasiye kırılgan siyasi geçiş sırasında, hükümet eski çatışma ortamını yeniden alevlendirdi. Burma'nın dini kimliği daha önceleri büyük ölçüde Müslüman olarak tanımlanırken, birden birçok Budist’in hükümetle birlikte Müslümanlara karşı şiddet ve baskısı gündeme geldi. Budist’in Müslüman Rohingya’ya gelişinin ilk olarak eski İngiliz sömürge yöneticileri aracılığıyla olduğuna inanılıyor ve Müslümanlar onlar tarafından kendilerini tehdit altında hissediyo.

Aslında Burma’da Müslüman cemaat 16. yüzyıldan beri var olmuştur. İngiliz sömürge döneminde, Müslümanlar da buraya işçi olarak geldi. Burma, 1948 yılında bağımsızlığını kazanınca, Müslümanlar Rakhine’nin birçok alanında çoğunluğu temsil ediyordu ama Budistler İngilizlerin desteğiyle onlara karşı baskı ve asimilasyon başlattı, binlerce Müslümanı işkencelerle öldürdü, onları azınlık olmakla suçladı. Rohingyalı Müslümanlar ayrımcılığa tabi tutuldular ve vatandaşlığa kabul edilmediler.

Birleşmiş Milletler, dünyanın en büyük, en derin zulüm azınlıkların biri olarak Rohingya Müslümanlarını nitelendirdi. Hatta Nobel Barış Ödülü alan Aung San Suu Kyi, askeri diktatörce Rohingya hakkında sessiz kalması için yıllarca ev hapsinde tutuldu.  Bu büyük olasılıkla hükümet sonbaharda yapılması planlanan parlamento seçimlerinde oyları tehlikeye atmak istemiyordu, sanki tek söz sahibi onlarmış gibi. Suu Kyi’nin adı bir şekilde onlar için felaket anlamına gelebilir.

 

Hayat dayanılmaz mı?

Nuralam’ın şimdi yaşamak zorunda olduğu kampta, uluslararası kuruluşların çalışmalarının birkaç izini görmek mümkün. 2014 yılında, Rakhine’li Budistler, Sınır Tanımayan Doktorların yerel ofislerine baskın düzenleyerek mobilyaları parçaladılar ve gelen tüm yardımların yarısının verilmesini talep ettiler. Nuralam, “Burada hayat herkesin çekebileceği kadar basit değil” diyor.

Nuralam, şu anda mecliste görüşülmekte olan dört ırk yasaları ile tanıştığını söylüyor. Yasalar, kadınlar Müslüman bir adamla evlenmek istiyorsa, bir dilekçe vermeleri gerektiğini belirtmektedir. Yasalar çok eşliliği yasaklamış, bazı bölgelerde kadınlara sadece her üç yılda bir çocuk doğurmak için izin verilecektir. Ve dinlerini değiştirmek isteyenler devlete başvurmak zorundadır. Cumhurbaşkanı Thein Sein, kanun haline gelen doğum-kontrol kuralını geçtiğimiz günlerde imzaladı. 

Nuralam’ın, kaçmak için görüştüğü kaçakçı teknesi, Tayland sahiline gelerek onu aldı. Burma ve Bangladeşli olan 400 Rohingya göçmeni daha gemiye bindi. Bangladeş’te, yoksulluk ve baskıdan kaçmak için bekleyen daha iki yüz binden fazla insan vardı. Gemi mürettebatı onu gemiye bindirdi, Nuralam’ın aklına uyuyan annesi gelince ağlamaya başladı ama kendisinin doğru yaptığına inanıyordu.

Kaçakçılar Nuralam’a Malezya’da bir fabrikada iş bulacağına söz verdi, Nuralam ise iş karşılığında herhangi bir ücret talep etmemişti, “en azından şimdilik” dedi kendi kendine. Kaçakçılar teknede kendisine, su ve bir bardak pirinç verdi, Nuralam mültecilerin arasında gösterilen yere sessizce oturdu.

Tuvalete gitmek istedi, ikinci kez yerinden kalmasından sonra kaçakçılar onu ayaklarından ve ellerinden zincirleyerek bir metre kare yere hapsettiler ve Nuralam burada bir ay yaşamak zorunda kaldı. Bütün mülteciler kendilerini yutmaya hazır denize atılma riskiyle karşı karşıyaydı.

Mülteciler, Andaman Denizi üzerinden Burma’ya oradan da Malezya’da karaya çıkmak için 2 bin dolar ödemek zorundaydı.

 

Gasp ve İşkence


Parası olmayan göçmenleri kaçakçılar ya teknede tutuyor ya da ormanlık alandaki bir kampta saklıyordu. Kaçakçılar, parası olmayan mültecilerin yakınlarını çağırarak tehdit ediyor, mültecilerin üzerine kaynar su döküyor, parayı ödemeleri için mültecilerin tırnaklarını söküyorlardı.

Nuralam’ın bindiği gemi, Tayland kıyılarına yakın bir yerde durdu, “Karayı görüyorum” diyordu Nuralam ama Nuralam’a gemiden inmesine izin verilmedi. Nuralam bir kez daha umudu kırılmış olarak gemiyi bir ev olarak görmeye başladı.

İnsan Hakları savunucuları, hala açık denizlerde 4 bin Rohingya göçmenin olduğunu tahmin ettiklerini söylüyor. Göçmenler ile ilgili krizlerin başında, birçok Güneydoğu Asya Ülkesinin BM 1951 Cenevre Mülteci Hakları sözleşmesini imzalamamış olmalarıdır. Sadece Endonezya ve Malezya geçici olarak Rohingya göçmenlerine bir yıl kalmaları için müsaade etti.

Mayıs başından bu yana, Tayland’da toplu mezarlar bulundu, mezarlarda bulunan kalıntıların büyük olasılıkla Rohingya göçmenlerinin olduğu tahmin ediliyor. Toplu mezarların bulunmasından sonra, Tayland sınır güvenliğini arttırdı. Son günlerde, Malezya’nın ormanlık alanında da toplu mezarlar bulunmuş.

Nuralam’ın ablası Sittwe’de yaşadığı kampta kulübeye doğru yürür. O, 10 gün boyunca Tayland kıyılarında açık denizlere demirlemiş gemiye sitem dolu gözlerle bakmakta. Onun korktuğu, kardeşinin susuzluktan ve açlıktan ölmesiydi. Tayland Donanması kardeşinin içinde olduğu gemiyi çevirerek yakaladı ve Nuralam bir hafta önce zayıflamış bedeniyle utanç dolu olarak Sittwe’deki kampa döndü. Ailesinin onu kaçakçıların elinden kurtarmak için 100 dolar ödemesi gerekiyordu, ama 100 doları nasıl bulacaklardı? 

 


Katrin Kuntz in Sittwe, Burma / spiegel.de'den Küre Medya için çevrildi
 

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat