Bu ülkenin çocukları hala iktidar değil


Bu ülkenin çocukları hala iktidar değil

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 03 Haziran 2016 Cuma 14:29


Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, verdiği geniş çaplı bir röportajda, ülkedeki iktidarın halen bu ülkenin insanına ait olmadığını dile getiriyor.

Küre Medya / Haber Merkezi
Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, verdiği geniş çaplı bir röportajda, ülkedeki iktidarın halen bu ülkenin insanına ait olmadığını dile getiriyor.

Röportaj Gazetesi.com'dan Alev Gürsoy Cimin yapmış olduğu söyleşide Yusuf Kaplan önemli tespitlerde bulunuyor. Yusuf Kaplanla yapılmış olan röportajın ilgi çeken bölümlerinden bazılarını paylaşıyoruz.


BU ÜLKENİN ÇOCUKLARI HALA İKTİDARDA DEĞİL

Fazlası ile elinde gibi…

Hayır değil. Bu ülkenin çocukları iktidarda değil hala.

İKTİDARA İKTİDAR DEĞİL, ONLAR HÂKİM

Kimler iktidarda peki?

Bu ülkede küçük azman bir azınlık var ve onlar; kültür dünyasına, medya dünyasına, iktisadi dünyaya, hariciyeye, Türkiye’nin elitokrasi ve bürokrasisine hala onlar hâkim.  Tayyip Erdoğan’ın en güçlü olduğu zamanlarda bile TÜSAİD’ın başındaki adam ne dedi Erdoğan’a “Sen kimsin, seni tanımıyorum” deme cüretini gösterdi.  Peki, o kim Allah aşkına, bu ne had? ABD’de, Amerika’da böyle bir şey desin bakalım, diyebilir mi? Yok ederler adamı.

 

MEDYAYI VE AYDIN DOĞAN GİBİ İSİMLERİ MUHATAP ALMASINI İSTEMEM

Tayyip Erdoğan da çok sert değil mi?

Ona her türlü hakareti, eleştiriyi yapacaklar, hatta küfredecekler o ne yapacak. Susacak hali yok! Normal şartlarda ben bir devlet adamının, bir başbakanın medya ile muhatap olmasını, Aydın Doğan gibi isimleri muhatap almasını istemem. Ama şu da bir gerçek ki Türkiye’de medya hala birinci güç. Bunu kendileri de söyledi. Rahmetli Özal bile bunu itiraf etti. Çağımız medya çağı… Medya çağı iletişim araçları değil ama. Medya çağında en büyük sorun iletişimsizlik. Bu büyük bir trajedi, hatta trajik komik. Siz böyle bir dünyada nefes alıp vermeye çalışıyorsunuz. Medya işi gücü her şeyi bıraktı, mücadele alanı oldu, savaş alanına döndü. Bütün kavgalar ve savaşlar medya üzerinden veriliyor. Artık bizim bildiğimiz klasik, normal savaşlar bitti, medya üzerinden gerçekleştirilen dolaylı Postmodern savaşlar dönemini yaşıyoruz. Bu pornografi çağıdır. Pornografiden kastım da algı kapılarının kapanması. Ayrıntıya hapsediyor sizi bu ve baştan çıkarıyor.

IŞİD İLE UĞRAŞANLAR GERİ ZEKÂLIDIR

Nasıl yani?

Sizi resmen köle gibi ele geçiriyor, detaylara boğuyorlar. Mesela IŞİD gibi bir şey çıkardılar başımıza. Sizi IŞİD ile uğraştırıyorlar. Ben IŞİD ile uğraşmam, IŞİD ile uğraşanlar da bence geri zekâlıdır. Kesinlikle meselenin ne olduğunu da bilmiyordur ya birilerinin sözcülüğünü, gözcülüğünü yapıyordur. IŞİD bir aktör değildir. IŞİD’in gerisindeki aktör, aktördür. IŞİD kullanışlı bir İngiliz anahtarıdır.
 **************************


TÜRKİYE’DE MEDYA YOKTUR, YA HÜKÜMET YA DA MUHALFET SÖZCÜLÜĞÜ YAPILIYOR

Ama Türkiye’ye de bu konuda çok sert eleştiriler vardı. IŞİD’in sınırlarımızdan rahatça geçmesi ve dahası…

Yok, öyle bir şey. Biz kullanışlı aptallar değiliz. Medyaya dönecek olursak Türkiye’de medya yoktur. Türkiye’de medyanın öznesi yok, özne halktır ama Türkiye’de medyanın öznesi halk değil. Açın Hürriyet Gazetesi’ni ya da havuz medyasını halk yok.  Ya hükümet ya da muhalefetin sözcülüğünü yapıyorlar.

“ O BAKANA ÇOK KIZDIM, YAPTIĞI ÇOK YANLIŞ BİR ŞEY”

“Muhafazakâr medya kendisine ihanet ediyor. İktidarla ilişkisi iğrenç” demişsiniz… Çok ağır geldi. Duydum şaşırdım. Hala o sözlerinizin arkasında mısınız?

Bunu daha önce bir röportajda söylemiştim. Şimdi buradaki sorun şu; medya sadece politik bir şey yapmaya çalışıyor. Çok yanlış bir şey bu. Medya aynı zamanda bir kültür üretecek, bir sanat ortamı üretecek. Sonuçta toplum çözülüyor, kültür çözülüyor. Dünyanın en rezil dizilerini bizler yapıyoruz. Hatta bakanın bir tanesi o dizileri pazarlamaya kalkmış, bu çok berbat bir şey. Muhteşem Yüzyıl dizisi Amerika’ya girecekmiş, 60 küsur ülkede izleniyormuş. Ekonomi Bakanı Türkiye’nin dizi ihracat etme esprisini destekliyor. Şimdi desteklediği şeyler arasında bu dizi de var mesela. Neyi iddia ediyorsun, neyi savunuyorsun dolayısıyla ne yapıyorsun. Bu iğrenç bir şey. Yani Muhteşem Yüzyıl dizisi Osmanlı’nın hatırlanmaması için, unutturulması için yeniden Osmanlı ruhunun hatırlanmaması için çekilmiş bir proje bu. İlk önce bana getirdiler o dizinin projesini. Dedim çöpe, çöpe atacaksınız hepsini. Şirketin başındaki arkadaş getirdi o zaman bana. Dedim ki, siz bu ülkenin çocuklarıysanız atın bunu çöpe.

 

O DİZİLERLE DÜNYAYA AHLAKSIZLIK SATIYORUZ

İktidar da çok sert çıkmıştı ama diziye…

Tamam, işte bu bir çelişki diyorum. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diyorum. Yani tüm Türkiye’de çekilen diziler Arap dünyasında, Türk dünyasında, Latin Amerika’yı işgal etmiş durumda. Latin Amerika dizi cenneti. Yani biz dünyaya ahlaksızlık satıyoruz, bu olmaz. Örnek vereyim, adam Arap dünyasında birbirine küfrederken bizim diziler üzerinden küfür geliştirmiş. Birbirlerine küfrederken çok özür dileyerek söylüyorum ‘Ananı Türk televizyonunda gördüm’ diye küfrediyormuş. Ne kadar iğrenç bir şey bu. Yani bunu biz yapıyoruz ya… Ve bunu bu iktidar döneminde yapıyor bu insanlar. Bu olamaz.

SINIFTA KALDILAR

Bu iktidarın kültürde, medyada ve eğitimde sınıfta kaldığını söylüyorum ben. Bunu bangır bangır bağırıyorum. Genç kuşaklarımızı biz kaybediyoruz. Genç kuşakların kendi medeniyet kökleri ile ruh ilişkileri sıfırlanmak üzere. Dolayısıyla biz buradan yeni Sinanlar çıkaramayacaksak, Itriler, Şeyh Galipler, Gazaliler, İbn-ü Arabiler, Mevlanalar çıkaramayacaksak biz niye yaşıyoruz, mal mıyız biz?



Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat