Bu Dünyanın Son Beşyüz Yılı


Bu Dünyanın Son Beşyüz Yılı

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 12 Ağustos 2016 Cuma 18:55


Araştırmacı yazar Hüseyin Alan'ın dünyamızın son beşyüz yılına dair değerlendirmede bulunduğu makalesini ilgiyle okuyacağınızı umuyoruz.

Küre Medya / Haber Merkezi
EN TEMEL MESELE

İnsanlığın başından beri en büyük ve en temel meselesi “yönetici kim olacak, yönetilen kim olacak” sorusunun meşguliyeti ve bu sebeple çatışması olmuştur. Bu mesele halledildikten sonra kurulan toplumsal ve devlet çapından başlayarak uluslararası düzeyde bir statüko vardır ve bunun devamını sağlamak üzere diğer ikinci önemli meselenin çözüme kavuşturulmasına sıra gelir: “Bu statükoya kimler itaat edecek, kimler itiraz edecek.” Birbirini tamamlayan bu iki temel meseleden geriye kalan diğer tüm insanlık meseleleri teferruattır, temel meselenin çözümüne göre halledilecek işlerdir.

 Müslümanlar bakımından belirtmeli ki, bu mesele insanlar arasında yönetici olarak üstünlük taşlanacak bir meselesi olmayıp “itaatle” ilgili bir mesele olduğu için doğrudan itikadi bir meseledir. İmani açıdan var oluş yok oluş meselesi, dünya hayatıyla alakalı bir tercih meselesidir. O sebeple bu temel meselede verilen cevaba ve takınılan tavra göre de bir iman küfür çatışmasıdır.

 O halde bu meselede iki kategorik cevaptan bahsedilir: İnsanlar ya Allah’a itaat ederek, Allah’dan gelenlere göre kendilerini küfürden, şirkten ve günahlardan arındırıp hayatlarını ve dünyalarını salih amel çerçevesinde organize olarak İslami bir düzene sokarlar. Ya da kendi inandıkları ve bildikleri gibi organize olarak hayatlarında ve dünyalarında daha farklı bir düzen/küfür düzeni kurarlar.

 İnsanlar yaratılıştan bu yana, başından beri bu temelde ayrıştılar. Bu temeller uygun bir dünya sistemi, bir dünya düzeni kurdular. Bu sebeple hep çatışmalar çıktı, süregelen savaşlar yapıldı. Bir belde de hükümranlık elde edenler gerek içerde ve gerekse uluslararası alanda ittifaklar kurdu, daha da güçlendi. Dolayısıyla kurulan uluslararası ittifaklar, bir statüko belirledi, içte ve dışta güvenliği, statükonun geleceğini teminat altına aldı.

 İster yerel ister uluslararası düzeyde olsun statüko bir kez kurulduktan sonra liderliği ele geçirenler kendi aralarında hiyerarşik bir karar merkezi oluşturdular, bu sayede uluslararası sistemin bozulmasına izin vermediler. Buna karşılık bu statükoyu bozmak ve başka bir sistem ve statüko kurmak isteyenlerse, mücadeleyi bırakmadılar. Bu çerçevede de itaat edenler ve itiraz edenler meselesi söz konusu oldu... Dünya devranı böyle döndü, dönüyor.


YAZININ TAMAMI İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ >>>>>

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat