Boşanmalar 10 yılda 1 milyonu aştı


Boşanmalar 10 yılda 1 milyonu aştı

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 22 Ocak 2017 Pazar 18:43


Medya organalrının gayr-i ahlaki yayınları başta olmak üzere cinselliği teşvik ve tahkir eden hakim kültürün etkisinin olumsuz yanı sıra son yıllarda AB politikaları çerçevesinde çıkarılan yasalar da aile kurumunu tehdit etmeye devam ediyor. Kadını erkeğin tam karşısında konumlandırarak, erkeği ötekileştiren yaklaşımın, son 10 yılda rekor seviyeye

Küre Medya / Haber Merkezi
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye’de son 10 yılda 1 milyon 151 bin 591 çift boşandı. 2006 yılında binde 1,35 düzeyinde olan kaba boşanma hızı (belli bir yıl içinde her bin nüfus başına düşen boşanma sayısı) 2015 yılında binde 1,69’a yükselerek ciddi bir artış gösterdi. Boşanmalardaki artışın altındaki en önemli sebep “feminizm” olarak değerlendirildi. 

“FEMİNİZM AİLEYİ YIKIYOR”

Feminizmin boşanmaların artmasında ciddi bir paya sahip olduğunu söyleyen Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Sefa Saygılı, “Karşı cinse saygı ve sevgi olmayıp ön yargılı davranışlar sergilenince hem evlenme oranı azalıyor, hem de boşanmalarda ciddi artış meydana geliyor. Erkeklerin kadınlara hep kötü davrandığı, katliam yaptığı, kadınlara karşı düşman olduğu yönünde algı oluşturuluyor. Oysa kadınla, erkek birlikte yaşar. Kadın ve erkek birbirinin zıddı değil aksine birbirini tamamlayan iki unsurdur. Kadın, bir erkeğin annesi, eşi,kızı, kardeşidir. Toplumdan kadın ayrılmaz. Kadın ve erkek birlikte aileyi kurar, ayırmak mümkün mü?” diye konuştu. 

“KADINI ANNELİKTEN  SOĞUTUYORLAR”

Sistematik bir şekilde kadının fıtratından gelen rollerin deforme edilmeye çalışıldığını dile getiren Psikolojik Danışman Veysel Kömürcü, “Boşanmaların artmasını feminizm ve modernizm muhakkak tetikliyor. Feminizm adı altında kadını annelikten, eş olma rolünden sürekli uzaklaştıran ve uyumu zorlaştıran çalışmalar yapılıyor. Maalesef bizim İslami camiaya ait yapılanmalar da bu feminizmden etkileniyor. Bizim kendi dilimizi ve kendi tarzımızı geliştiremediğimiz kadın derneklerimiz var. Bu meselenin merkezine fıtratı koymamız lazım. Fıtratı yok sayarak yapılan her çalışma farklı durumlara sebep oluyor. Yaşam tarzı, sosyal medya, reklamlar, iş dünyası içerisinde bocalamış bir aile ve kadından bahsediyoruz. Ve sonuç ortada” ifadelerini kullandı.

(Yeni Akit)

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat