"Bombaların altında ilaç sevkiyatı yapıyoruz"


"Bombaların altında ilaç sevkiyatı yapıyoruz"

A+ | Normal | A-

Son güncelleme: 10 Ağustos 2013 Cumartesi 00:28


Yeryüzü Doktorları Türkiye Başkanı Dr. Kerem Kınık, “bombaların altında ilaç sevkiyatı yapıyoruz” dedi.

Küre Medya / Haber Merkezi
Yeryüzü Doktorları Türkiye Başkanı Dr. Kerem Kınık, derneğin faaliyetlerini anlattı. Dr. Kınık, Yeryüzü Doktorları olarak Suriye’deki çatışmaların başladığı günden bu yana gerek sağlık hizmeti sunumu, gerekse ilaç ve tıbbi malzeme desteği ile mazlum halka destek olmaya çalıştıklarını ifade ederek, “bombaların altında ilaç sevkiyatı yapıyoruz” dedi.

Suriye’de devam eden iç savaştan, Afrika’daki açlık, kuraklık ve sefaletten, Myanmar, Sierra Leone, Gana, Nijer, Moritanya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Kenya, Sudan, Filistin, Lübnan ve Arap Baharı’nın yaşandığı birçok ülkelerdeki ihtiyaç sahibi insanın yardımına koşan Yeryüzü Doktorları’nda kısa bir süre önce başkanlık değişimi yaşandı. Dr. İhsan Karaman’dan başkanlık koltuğunu devralan Dr. Kerem Kınık derneğin çalışmalarını artırmayı ve sürekliliğini devam ettirmeyi hedefliyor. Bizde Dr. Kerem Kınık ile dernek olarak yaptığı çalışmaları ve hedeflerini konuştuk…

Öncelikle Yeryüzü Doktorları Derneği’ni bize anlatabilir misiniz?

Yeryüzü Doktorları Derneği, Uluslararası İnsani, Tıbbi Yardım Derneği olarak, 2000 yılında kuruldu. Sağlık alanına odaklanmış, kar amacı gütmeyen ve gönüllülük esasına göre çalışan bir kuruluştur. Yeryüzü Doktorları ayrıca Birleşmiş Milletler (BM) Ekonomik ve Sosyal Konsey Üyesidir.

Sahada çalışmalarını yürütürken, yine BM’nin İnsani Yardım Ofisi, BM Çocuk Fonu UNICEF, Dünya Sağlık Örgütü, İslam İşbirliği Teşkilatı gibi kuruluşlarla akredite olarak çalışıyor. Ulusal anlamda da TİKA, AFAD, Türk Kızılay’ı, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı gibi kuruluşlarımızla akredite olarak ya da paydaş olarak projeler yürütüyoruz. Kurulduğumuz günden bugüne kadar 3 binin üzerinde gönüllümüzle 34 ülkede faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Yeryüzü Doktorları faaliyetlerini yürütürken, 3 temel görev kendisine biçiyor.

Yeryüzü Doktorları olarak kendinize biçtiğiniz 3 temel göreviniz nedir?

Birincisi; Acil Yardımlardır. Acil yardımlar; doğal afetler veya insan eliyle oluşturulan savaşlar ve siyasi durumlardan kaynaklanan göç durumları gibi afet durumlarından çalışıyoruz. İkincisi; Az gelişmiş sağlık hizmetlerine erişimin sıkıntılı olduğu coğrafyalarda, mekânlarda çalışıyoruz. Oralarda kapasite arttırıcı programlar yürütmeye çalışılıyoruz. Bu programlar; sağlık tesisleri inşa edilmesi, alt yapıya destek verilmesi, ekipman, ilaç ve tıbbi malzeme yardımı şeklinde oluyor. Üçüncüsü; Rehabilitasyon ve eğitim hizmetleri de yapıyoruz.

Hangi ülkeler ve hangi bölgelerde çalışıyorsunuz?

Yeryüzü Doktorları Uluslararası bir organizasyondur. İngiltere, Pakistan, Somali, Kenya ve Kongo’da şubelerimiz var. Şu an Nijer’de bir temsilcilik açıyoruz. Buradaki ülke şubelerimiz aracılığıyla o ülkelerde ve o ülkelere komşu olan ülkelerde faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Latin Amerika kıtasından başlarsak, Guatemala’da bundan yaklaşık 8 yıl önce bir proje yapmıştık. Guatemala’nın bir köyünde sağlık hizmeti alamayan bir sağlık merkezinin tefrişine yardımcı olduk. Bir yıl boyunca gönüllü bir hekimimiz çalışma yürüttü.

Yine Sahra altı Afrika’da ağırlıklı olarak faaliyetlerimizi en az gelişmiş ülkelerin bulunduğu yerlerde yürütüyoruz. Sierra Leone, Gana, Nijer, Moritanya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Kenya, Somali, Sudan ve Kuzey Afrika’da özellikle Arap Baharı sonrasındaki süreçlerde çalıştık. Lübnan’daki sayıları yarım milyonu geçen Suriyeli mültecilere yönelikte de faaliyetlerimiz var. Lübnan Trablus bölgesinde TİKA ile beraber bir kan bankası kurduk ve şu anda faaliyette bulunuyor.

Pakistan’da Muzafferabat depreminde, sel felaketinde, Svat Vadisi krizinde çalışmalar yaptık. Bu çalışmalarımız halen devam ediyor. Orada bir hastanemiz bitmek üzeredir. Bunların dışında Endonezya’daki deprem ve tsunami sonrasında, Sri Lanka ve Myanmar’da da Nergis Kasırgası sonrasında çalışmalarımız oldu.

SOMALİ

Somali’de açtığımız Şifa Hastanemiz bir buçuk yıldır ücretsiz hizmet veriyor. Hastanemizin yanı sıra açtığımız 3 Beslenme Sağlığı Merkezimizle şimdiye dek 40.000’nin üzerinde anne ve çocuğu tedavi programına aldık. İbni Sina Sağlık Meslek Yüksekokulumuz Eylül ayında açılıyor.

Bu dönem ilk öğrencilerimizi alıyoruz. 8 ana branşta, yardımcı sağlık personeli yetiştireceğiz. Yaklaşık 8 ay önce de Nijer’de bir beslenme sağlığı merkezi açtık.

YEMEN

Arap Baharı sürecinde Libya’daki çalışmalarımızdan sonra şimdi yoğun olarak Suriye ve Yemen’de çalışıyoruz. Yemen’de ayaklanma sonrasında birçok yaralı oldu.

Bu nedenle Yemen ile ilgili özel bir çalışmamız var.

Ülkede hükümet kurulduktan sonra daha kalıcı projelere yöneldik ve asistan yetiştirme ve mevcut hekimlerin yetkinlerini arttırmaya yönelik bilimsel bir program başlattık.

Bu zamana kadar genel cerrahi, kardiyoloji ve ağız ile diş sağlığı konularında üç tane bilimsel kongre gerçekleştirdik. Türkiye’de Bezmialem Üniversitesi ve Medeniyet Üniversitesi ile afiliasyon anlaşmaları imzaladık.

FİLİSTİN

Ortadoğu coğrafyasında krizin hiç bitmediği Filistin’de özellikle Gazze ve Batı Şeria bölgelerinde çalışıyoruz. Filistinli mültecilerin yaşamış olduğu bölgelerde Suriye kamplarında, Lübnan’da ve oradaki Filistin kamplarında çalışmalarımız var.

Gazze’de acil yardım temelli olarak yoğun çalışıyoruz. İsrail’in saldırıları sırasında yaralananların tedavisi ile ilgili bir program başlattık. En son 1200 civarındaki yaralının yarısının tedavisi planlanmıştı… Diğer yarısı üzerinde rutin olarak çalışmalarımız devam ederken, son saldırılar oldu. Bu da yaralı sayısına genel olarak 600 – 700 kişi daha eklenmesine neden oldu. Bu yaralılarla da ilgileniyoruz.

Gazze’de TİKA işbirliği ile bölgede olmayan bir mikro cerrahi merkezi kurduk. Gazze’de bombalamalardan dolayı meydana gelen yaralanmalarda maalesef mikro cerrahi konsepti olmadığı için pek çok insan el, kol gibi uzuvlarını kaybediyordu. Bu merkezle beraber bu durumu çözmeyi amaçlıyoruz.

Suriye’de neler yapıyorsunuz?

Suriye’de ilaç yardımı, yaralıların tahliyesi, içeride müdahale, içerideki bir takım sağlık merkezlerinin desteklenmesi, ülkemizde tedavilerini devam ettirmesi gibi çalışmalarımız var. Savaşın ilk başladığı dönemde Suriye’nin daha çok güney bölgelerinde çalışmalar gerçekleştirdik. Dolayısıyla akış sınıra yakın olduğu için daha çok Ürdün ve Lübnan oldu.

Vadi Halid bölgesindeki Triaj Merkezimizde bir sağlık ekibimiz var. 3 ambulans ile sürekli olarak Suriye’nin içerisinden yaralı tahliyesi gerçekleştiriyoruz. Türkmen dağlarındaki bir sağlık merkezini destekliyoruz, içeride bir eczanemiz var. Şimdiye dek piyasa değeri yaklaşık 22 Milyon TL olan 5 koyteynır İlacı deniz yoluyla Beyrut üzerinden ve ülkemiz sınırından tırlarla Suriye’deki merkezlere ulaştırdık. Suriye’deki hastanelerin şu anda yüzde 60’ı çalışamaz durumdadır. Ülkede 30 bin hekim varken şimdi bu sayı 5 bine düştü. Dera şehri gibi bazı yerlerde 10-15 hekim, Halep’te ise bin hekim kaldı.

Yine TİKA işbirliği ile yaralananların yerinde tedavi edilmesine olanak sağlayacak cerrahi çantalar oluşturduk. Bu çantalar 30-40 kiloluktur ve içerisinde sahada bir kişi yaralandığında bir hekimin yanına gidip, anestezi yapabileceği, ameliyatını gerçekleştirebileceği malzemeler bulunuyor. Suriye’ye 35 tane böyle çanta gönderdik. Bu çantalar birçok kişinin yaşamasına vesile oldu. Suriye’de bombaların altında ilaç sevkiyatı yapıyoruz.

İlaç yardımlarını nasıl belirliyorsunuz. İhtiyacı göre bir düzen içerisinde mi gerçekleşiyor?

Öncelikle bir fizibilite çalışması ile sahada hangi ilaca ihtiyaç olduğunu tespit ediyoruz. Bu tasnife göre ilaçlar düzenli bir şekilde depolarımızda ayarlanıyor ve bölgelere gönderiliyor.

Eğitim alanındaki çalışmalarınız nelerdir?

Eğitim bizim en önem verdiğimiz alanlardan bir tanesidir. Kıyıya vurmuş denizyıldızlarını tek tek denize atmakla bu denizyıldızları bitmiyor. Denizyıldızlarının kıyıya vurmasını engellemek gerekiyor. Bu durumda kapasiteyi arttırmakla oluyor. Bu çerçevede faaliyetler yürütüyoruz.
Dolayısıyla yapmış olduğumuz her faaliyetin bir parçası da eğitimdir. Projelerimiz çerçevesinde sahada indiğimizde bir takım ameliyatlar ve tedavilerde mutlaka yerel bir ekip arkadaşımızı kendi yanımıza alıyoruz ve onu eğitiyoruz.

Şu an aktif olan kampanyalarınız neler?

Ramazan süresince “Bebekler Açlığa Dayanamaz” adı altında bir kampanya yürüttük. Amacımız Moritanya ve Yemen’de açılacak olan Beslenme Sağlığı Merkezlerinde ağır beslenme bozukluğu olan bebek ve annelerini tedavi etmek.
Bu bağlamda 1 bebeğin 100 günlük tıbbi beslenme terapisi maliyeti 90 TL, eğer annesi de terapiye dâhil edilirse 180 TL’dir. Dileyen destekçilerimiz www.yeryuzudoktorlari.org sitemizi ziyaret ederek Yardım Sepeti uygulamamızı kullanarak iyilik satın alabilirler. Ayrıca MAMA yazıp 6612’ye kısa mesaj göndererek yapacakları 5TL’lik katkı ile bir bebeği 5 gün boyunca besleyebilirler.

Yeryüzü Doktorları’nın hedefi nedir?

Yeryüzü Doktorlar süreklilik arz eden bir çalışma gerçekleştiriyor. Kopuş değil, devamlılık süreci var. Herkesin hedefi biraz daha fazla ihtiyacı olan coğrafyaya ulaşmaktır. Son ihtiyaç sahibine ulaşıncaya kadardır… Yapmış olduğumuz çalışmaların irtifasının düşmemesi gerekiyor ve bunun içinde kapasitenin artırılmasını hedefliyoruz.

Hüseyin Kulaoğlu / Akit

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yap yorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat