Biri bizi gözetliyor!


Biri bizi gözetliyor!

A+ | Normal | A-

Son güncelleme: 25 Şubat 2014 Salı 12:26


Türkiye'nin her yanında sürekli artan bir izleme ağına dönüşen MOBESE'ler artık hareketleri algılayıp değerlendirebilecek bir teknoloji ile donatılıyor.

Küre Medya / Haber Merkezi
Mehmet Ali Demir'in haberine göre TÜBİTAK Emniyet için yeni bir çalışma yürütüyor. Emniyet Genel Müdürlüğü TÜBİTAK'ın MOBESE'ler için akıllı destek yazılımları üretilmesi için girişimlere başladı. MOBESE kameralarından elde edilen görüntülerinin video analizlerini yapmak ve çeşitli biçimlerde sınıflandırmalar yapmak için istenen akıllı yazılımlar test sürecine girdi bile. 12 ildeki MOBESE sistemine entegrasyonunun sağlanmasını şart koştu. Ağrı, Ankara, Artvin, Bingöl, Giresun, Isparta, İstanbul, İzmir, Tekirdağ, Şanlıurfa, Yalova ve Batman'da bulunan farklı kamera sistemlerinin projeyle uyumlulukları denenen sistem yeterli bulunursa Türkiye çapında kullanılacak.

Boş Gezmek Şüpheli Sayılmak İçin Yeterli Olacak!

Yeni destek yazılım projesi ile MOBESE'ler verilen eşkale göre kişileri ayırt edebilecek. Tanımlanmış kişisel özelliklere göre kıyafet, saç rengi, cinsiyet gibi özellikler ayırt edilebilecek. Kişilerin hareket analizlerini yaparak bu kişileri takip edecek. Büyük ölçekli veri analizi yapması öngörülen sistem içinde bir kişinin "boş boş gezinmesi" tespit edilerek bu kişi takibe alınacak. Tek bir kameranın görüş alanında belli bir süre boyunca periyodik olarak aynı güzergahtan geçen insan veya aracın belirlenerek alarm vermesi hedefleniyor.

Her zamanki yerinde değilse

Proje ile MOBESE merkezlerindeki kameralara izlediği bölgedeki durağan cisimler de tanımlanacak. Bu nesnelerin haricinde bulunan nesneler tespit edilip uyarı verilecek. Şüpheli paketlerin tespitinde bu sistemden yararlanılacak. Ayrıca cisimlerin her zamanki yerinde olmaması halinde de sistem bu eksikliği algılayabilecek. Kamera sistemlerinde normal dışı analiz modülü de yer alacak. Bu özellik kameralara karşı sabotajları algılayacak. Normalin haricinde görüntü akışında sistem alarm verecek.

Kalabalık artarsa alarm

Anlamsal Veri Analiz Modülü sayesinde de kameralara takılan görüntüler ayrıca içerik anlama analizinden geçirilecek. Birden fazla sayıda aynı insanın belirli bir yöne hareket etmesi algılanacak. Kameralar ayrıca tek bir kameranın görüş alanında belirli bir alanda toplanan insan sayısının artması halinde alarm verecek. Sisteme sahipsiz duran cisimler yüklenerek alarm vermesi sağlanacak. Kalabalığın hareket analizi yapabilecek. Panik ve izdihamda sistem alarm verecek.

MOBESE'lerle Disiplin Toplumuna Doğru

MOBESE'ler ve ülkenin her sokağını izleyen güvenlik kameraları aslında bir hapishane modelinden hareketle üretildi. Panoptikon adı verilen bu mimariye göre hapishane hücreleri bir daire etrafına dizilmiş ve hücrelerin ortasında bulunan kuledeki gardiyan tarafından sürekli gözlenecek biçimde konumlandırılmışlardır. Panoptikon sözcüğünün isim babası Jeremy Bentham ve bu sözcüğü tekrar gündeme getiren Michel Foucault gözetlemenin insan davranışı üzerindeki gücünü kabul ederler. Panoptikon'da gardiyan her dakika yerinde olmak zorunda da değildir, çünkü bireyler gözetlendiklerine inandıkları zaman, kendilerini gözetleyenin gözünden değerlendirmeye doğru bir eğilim taşımaktadırlar.

Panoptikon modellerin hem hukuk hem de sosyal hayatta uygulanıp uygulanmaması tartışılmaya devam ederken aslında MOBESE'lerle bu model yaşantımıza yerleşti bile. Sürekli izlenen, hareketleri belirli filtrelerle kategorize edilen bir toplumda özel yaşamın gizliliği kolayca ihlal edilebildiği gibi devlet mekanizmasının toplum üzerindeki baskısı da daha etkili hale geliyor.

Akıllı yazılımlarla desteklenen MOBESE'ler ülkenin her noktasından elde ettiği "video-istihbaratı" tek bir merkezde topladığı gibi bu bilgilerin kullanılmasını, denetlenmesini ve saklanmasını da yönetici gücün inisiyatifine bırakıyor.

Orwell'in 1984'üne Bir Adım Daha

George Orwell'in meşhur 1984 romanı sürekli izlenen ve denetlenen bir toplum modeli tasavvuruna sahip. Romanın ürettiği distopyada bireyin gerçek anlamda makineleşerek büyük devlet mekanizmasının edilgen bir uzvuna dönüşmesi çok rahatsız edici bir tablo ile resmediliyor. "Teknolojik" gelişmelerin böylesi bir dünyayı mümkün kıldığı noktasında tartışmalar da zaman zaman bu distopyaya atıfta bulunuyor.

Disiplin toplumu oluşturmayı hedefleyen sistemlerin çoğalması ve sanki suçların nedeni izlenmemekmiş gibi gösterilmesi toplumsal paronayının ulaştığı noktayı da gözler önüne seriyor.

Küre Medya / Özel Haber

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yap yorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat