Bir Sönüp Bir Alevlenen İntifada Nereye Gidiyor?


Bir Sönüp Bir Alevlenen İntifada Nereye Gidiyor?

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 29 Eylül 2016 Perşembe 18:38


Batı Yaka’da en son meydana gelen olaylar, yeniden başlayan feda eylemleri ve işgal güçleri tarafından tekrarlanan yargısız infazlar birçok uzman ve analistin bir yılı geride bırakan Kudüs intifadasıyla ilgili görüşlerini yeniden gözden geçirmelerine neden oldu.

Küre Medya / Haber Merkezi
Batı Yaka’da en son meydana gelen olaylar, yeniden başlayan feda eylemleri ve işgal güçleri tarafından tekrarlanan yargısız infazlar birçok uzman ve analistin bir yılı geride bırakan Kudüs intifadasıyla ilgili görüşlerini yeniden gözden geçirmelerine neden oldu.

Uzman ve analistlerin ortak görüşü, zaman zaman sönüp tekrar alevlenen Kudüs intifadasının önceki intifadalardan oldukça farklı olduğu yönünde. Bu intifada zamana bağlı olmadığı gibi, daha önceki intifadalarda görülen örgüt ve hareket rengi bunda yok. Daha çok bireysel eylemlerle sürdürülüyor. Bu durum intifadanın ne zaman duracağı veya nasıl olacağıyla ilgili tahminleri de zorlaştırıyor.

Filistin Yönetiminin acziyeti

Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) liderlerinden Zahir Eş-Şeşteri, bir yıldır devam eden intifadanın çok farklı bir yol izlediğini; bazen söndüğünü ardından tekrar alevlendiğini, bu kadar uzun süre devam etmesi karşısında sürpriz yaşayan işgalcinin ise intifadayı yargısız infazlarla bastırmaya çalışarak Filistinli gençlerle Filistin halkına intifadayı bitirme gayret ve çabasında olduğuna dair mesaj verdiğini söyledi.

 

Filistin Enformasyon Merkezi’ne konuşan Eş-Şeşteri “Filistin gençlerinin intifadayı geliştirme yöntem ve metotları farklıdır. Filistinli gençlerin sürdürdükleri bireysel direniş (eylemler), intifadayı halkın maslahatı için fırsata çeviremeyen Filistinli grupların zafiyetine işaret ediyor. Grupların intifada için ortak bir liderlik kuramamaları, intifadayı geliştirmek için uygun yöntem üzerinde ittifak etmemeleri, resmi temsil durumunda olan Filistin Yönetimi’nin de yapılan yargısız infazları gündeme almaması, uluslararası kurum ve kuruluşlarda çalışma programlarına almaması, işgalcinin yargılanması için Ceza Mahkemesi’ne başvurmaması intifadanın istenilen seviyeye gelmesini engelliyor” dedi.

Eş-Şeşteri’ye göre, uluslararası camianın işlenen cinayetler karşısında gösterdiği lakayt tutum işgalciyi Filistin halkına karşı cinayet işlemeye özendiriyor. İşgalciyi özendiren diğer bir husus da işgalciyi caydırmayan ve korkutmayan içi boş tehditler ve kınamalardır. Üçüncü bir etken ise iç bölünme ve grupların gösterdiği acziyettir.

Eş-Şeşteri değerlendirmesinin devamında, “Filistin Yönetimi’nin işgalciyle olan ilişkilerini koruma telaşı, halen imzalanan anlaşmalara bağlılığı, özellikle güvenlik işbirliğini sürdürmesi, Merkez Konseyi’nin son kararını hayata geçirmemesi işgalcinin bu halkı boğazlamaya devam etmesine bahane bulmasına ve cinayetlerine devam etmesine neden oluyor. Buna mukabil Filistin halkı direniş ve mücadelesini sürdürmek; intifadayı da geliştirmek için yeni yöntemler bulacaktır” ifadelerini kullandı.

Yeni savaşlar kapıda

Siyasi analist Nevaf El-Amiri işgalcinin Mescidi Aksa’ya saldırmaya devam etmesi ve bu konuda Müslümanların duygularını hiçe saymasının Filistin bölgesini germeye yeteceğini söyledi.

Filistin Enformasyon Merkezi’ne intifadayı değerlendiren El-Amiri “Putperestler dahil her toplumun sosyolojisinde bir gerçek var. İnsanların kutsalına dokunmak, onları çıldırtmak ve delirtmek demektir. Bugün genç ve yaşlılar; kadın ve erkekler Kudüs ve Mescidi Aksa’da kutsal mekânlarının hedef alındığını görüyorlar. Bunların Oslo’ya inançları kalmadığı gibi, barış görüşmelerinin umut vermediğini de görüyorlar. Arap dünyasının vurdumduymazlığı ve Filistin Yönetimi’nin de direnişi kuşatma ve bitirme çabaları gençleri ölüm kapılarını açmaya, bölgeyi ayağa kaldıracak yeni bir pazar arayışına girmeye zorluyor” dedi.

Siyonist işgalcinin ölümü yaymak için kararlar almaya ihtiyacı olmadığını hatırlatan El-Amiri, işgalcinin Filistin halkının en az Kudüs kadar kutsal saydığı El-Halil başta olmak üzere şehir ve beldelerdeki mahalle ve sokaklarda yargısız infazlara izin verdiğini söyledi.

Ufuktaki gelişmelerle ilgili görüşlerini paylaşan El-Amiri, “Ufukta intifadanın daha da şiddetleneceğine dair belirtiler yok. Çok geçmeden tırmanan olaylar sönecektir. Ama önemli olun şudur ki, işgalci yıl sonunda Gazze’ye yeni bir savaş açma planındadır. Kanaatimce böyle bir savaş olursa, bu Batı Yaka’nın direnişi tırmandırması için iyi bir fırsat olacaktır” ifadesini kullandı.

Ardışık dalgalar

Araştırmacı yazar Sırrı Semur ise yaptığı değerlendirmede “bıçaklı eylemler hiç durmadı. Aksine dalgalar gibi bazen hafif bazen de şiddetli olmuştur. Bunun duracağı görünmüyor. Siyonistlerin bile Eylül ayında intifadanın şiddetleneceğiyle ilgili düşünceleri vardı” dedi.

 İntifadanın şimdiki halden daha farklı bir boyuta ve toplumsal düzleme taşınmasını uzak bir ihtimal olarak gören Semur, ancak Aksa’ya karşı daha ağır bir saldırı veya Filistinlilere yönelik cinayetlerin artması halinde intifadanın toplumsal bir harekete dönüşebileceğini hatırlattı.


Siyonist işgalcinin Filistin kanını hafife alarak her gün yeni insanları katletmesini çevredeki Arap ülkelerindeki duruma bağlayan Semur şunları söyledi:

“İşgalcinin Filistin kanını hafife alması yeni bir durum değildir. Ancak Arap dünyasında olup bitenler işgalciye cinayet ve saldırılarını daha rahat yapma imkânı vermiştir. Olayları gündeme taşıyan olmadığı gibi, uluslararası camianın da umurunda değil. İşgalciler lisanı halleriyle adeta şunu söylüyorlar: “Suriye ve Irak gibi Arap ülkelerinde olup bitenlere bakarsak aslında biz bir şey yapmıyoruz.”

 Filistin Enformasyon Merkezi

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat