Başbağlar katliamı üzerinden 22 yıl geçti


Başbağlar katliamı üzerinden 22 yıl geçti

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 05 Temmuz 2015 Pazar 11:56


Provokatörler öyle bir plan yaptılar ki, 2 Temmuz Sivas, 5 Temmuz Başbağlardayız dediler adeta. Ali Karahasanoğlu Yeni Akit Gazetesi'nde bugünkü köşesinde Bağbağlar katliamına değiniyor.

Küre Medya / Haber Merkezi
Bugün Aydın Doğan’ın fuel oil sahteciliğini yazacaktım..

Ambarlı ihaleye çıkıyor.

“5 alacağım” diyor.

O 6’yı kakalıyor..

Tespit edilince de..

“5 yok ki?” diyor..

“Yoksa niye ihaleye giriyorsun” denilmiyor..

Ceza davası açılmıyor.

Veya açıldıysa bir şekilde üstü kapatılıyor..

Kağıt üçkağıdında, ilgili kurum olan SPK benzeri bir kurum, Tayyip Erdoğan’a bilgi götürüp, “Suç çok açık. Çok net. Ama hakimle, savcı ile işi bitirmeye çalışıyorlar” denilmediği için..

Petrol Ofisi kurtuluyor..

Ama bir yıl kamu ihalelerine girmekten men ediliyor.

Alavere dalavere..

Dün itibari ile, ihalelere katılma cezasının uygulanmayan kısmı kaldırılıyor.

Danıştay nihai kararı verinceye kadar.

Bunun ayrıntılarını yazacaktım..

Ama..

Bugün 5 Temmuz..

Başbağlar katliamının yıldönümü..

Aydın Doğan’ı her gün yazarız.

Onda bunca usulsüz işler..

Bizde “yanlışa itiraz etme” dirayeti olduktan sonra..

Doğan’ı her gün yazarız..



Başbağlar’da ne olmuştu?

Sivas’ta 37 insanın ölümü ile sonuçlanan Madımak olaylarının sonrasında..

Sonrası yanlış olur.

Hemen 3 gün sonra..

Olayın hazırlığını falan da düşünürseniz..

Madımak olayı olur olmaz.. 2 Temmuz akşamı hemen katliam için kolları sıvamış olmalılar.. (Şu ihtimali de, da tamamen gözden ırak tutmayın; 2 Temmuz öncesinde, derin güçler toplanıp.. “2 Temmuz’da Madımak’ta, 5 Temmuz’da Başbağlar’dayız” demiş olabilirler!)

Başbağlar; Tunceli’ye sınır bir Erzincan köyü..

Alevi-Sünni çatışması çıkartılmaya müsait bir zemin..

Alevi köyleri tarafından gelen eli silahlı bir terörist grup..

Sünni Başbağlar halkından 33 insanı öldürüyor..

Öldürürken de, açık açık söylüyorlar, “Sivas’ın intikamı” diye..

Aralarında sadece üç gün fark olan bu iki ayrı olayla ilgili olarak, kısa bir karşılaştırma yapalım..

**

Sivas olaylarının yargılaması, normalde Sivas’ta olması gerekirken.. Ankara’da taşındı.. Ölenlerin yakınları, çoğunlukla Ankara’da idi.. Davayı takip etmeleri, mahkemeyi etkilemeleri için, dava onların ayağına götürüldü.. Şüphelilerin tamamının Sivas’ta oturan insanlar olduğu dikkate alındığında, şüphelilerin ve ailelerinin de savunma haklarının kısıtlandığı, Sivas’ı bilmeyen/görmeyen hakimler tarafından yargılama yapılarak mağduriyetlerin yaşandığı açık..  

Başbağlar’da ise.. Erzincan’da dava görülmesi gerekirken.. Dava hiç ilgisi yok iken, İzmir’e taşındı.. Oysa ölenlerin yakınları, bir kısmı Erzincan’da, bir kısmı da İstanbul’da idi.. Erzincan’da da görülse olurdu.. Taşınacak ise de, İstanbul’a getirilebilinirdi.. Sonuçta ölenlerin yakınları, duruşmalara katılamadılar.. Şüphelilerin yakınlarının, zaten davayı takip etme diye bir dertleri yoktu.. Olay yerinden uzak bir ildeki davada da, bir karar çıkmadı.. Dava örtbas edildi.



Sivas’ta (otel görevlisi ve Sivas’ın yerlisi olan dört kişiyi çıkartırsak), “ölen 33 kişi”ye karşılık, 33 şüpheli için idam cezası verildi. Her ölen için, farklı birer kişiye idam cezası verildi. Resmen intikam mantığı güdüldü.

Başbağlar’da ise, hiç kimseye idam cezası da, müebbet hapis cezası da verilmedi. Başbağlar faili meçhul olarak kaldı..



Medyada öyle bir orantısız propaganda yapıldı ki! Madımak hep gündemde tutuldu.. Başbağlar ise unutturulmak istendi..

Google’a girin, “Sivas katliamı” yazın..  859 bin netice çıkıyor.. Aynı anlamda “Madımak katliamı”nı da buna eklerseniz.. 218 bin  ile toplamanız gerekir.. Yani toplam netice, 1 milyon 77 bin! 

Bir de “Başbağlar katliamı” yazın.. Çıkan netice, 30 bin.. Yani 1’e karşı 35!Oysa her iki olayda da ölen sayısı aynı. 



Daha vahimini söyleyeyim..

Sivas’taki olayda.. En başta bir tahrik var. Aziz Nesin’in dine hakaretleri var.. Bu hakaretler insan öldürmek için gerekçe olmaz.. Buna katılırım..Ama zaten kasten bir öldürme yok.. Saatler süren gösteri sonrasında, bir provakasyon ile çıkartılan yangında, ölümler var.. Silahlı öldürme söz konusu değil.. Bu eylem, olsa olsa, “kusurla insan öldürme” olarak tanımlanabilir.. İşin hukuki gerçek tanımı bu..

Başbağlar’da ise..

Tahrik falan yok.. Başbağlarlılar hiçbir kişiye, hiçbir şey yapmamışlar. Ölümler, bir kaza ile.. Kastı aşan bir sonuç ile değil.. Kasten, taammüden yaşanmış.. Çünkü ölümlerin 28 tanesi zaten silah ile, beş tanesi de adeta Madımak ile birebir misilleme olsun diye, yakılarak yaşatılmış.. 

Sivas’taki ölümler kusurla.. Başbağlar’daki ölümler kasıtla işlenmiş olduğu halde..

Başbağlar’daki ölenlerin hepsinin, Madımak’ta ölen bir kişi kadar değeri yok..

Somut örnek..

HDP, Sivas ile ilgili hemen bir basın açıklaması yaptı..

Başbağlar için de dün bekledim.

Açıklama falan yok.

HDP milletvekili seçilen Diyarbakır müftüsü ile başörtülü insan hakları savunucusu ne der bilmem ama..

Ölüler arasında bile ayrımcılık yaptıkları ortada..

Yeni Akit

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat