"Aziz Şehid Seyyid Kutub’a Çok Şey Borçluyuz!"


"Aziz Şehid Seyyid Kutub’a Çok Şey Borçluyuz!"

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 03 Ekim 2016 Pazartesi 23:02


1-2 Ekim tarihlerinde Mardin Artuklu Üniversitesinin organizasyonuyla İstanbul’da şehadetinin 50. Yılı vesilesiyle Seyyid Kutub Sempozyumu yapıldı. Sempozyuma katılan Rıdvan Kaya, Etkinlikte dile getirdiği bazı hususlara kısaca değiniyor.

Küre Medya / Haber Merkezi
1-2 Ekim tarihlerinde Mardin Artuklu Üniversitesinin organizasyonuyla İstanbul’da şehadetinin 50. Yılı vesilesiyle Seyyid Kutub Sempozyumu yapıldı. Doğrusu uzun yıllar boyunca laik-Kemalist diktatörlüğün hedefinde olmuş bir isimin bugün bir devlet üniversitesinin ev sahipliğinde anılıyor ve anlaşılmaya çalışılıyor olmasını öncelikle Rabbimize hamd etmemizi gerektiren bir gelişme olarak görmeliyiz. Bu vesileyle bu etkinliği düzenleyen Artuklu Üniversitesinin Rektörü Ahmet Ağırakça ağabeyimize ve katkıda bulunan ekibine teşekkür ediyoruz.

Çok sayıda yetkin ilim adamının ve aziz şehidimizin mensup olduğu İhvan hareketinin temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen sempozyumda bize de söz verildi. Etkinlikte dile getirdiğimiz bazı hususlara burada kısaca değinmeyi arzu ediyoruz.

Seyyid Kutub en temelde geçtiğimiz yüzyılda kimlik krizi ve mücadelesi içinde çalkalanan İslam Ümmetinin ufkunu açan öncü şahsiyetlerden biridir. Üstad Mevdudi ile birlikte iman edenlerin yeniden iman ile tanışma süreçlerine büyük katkı sağlamıştır. Çizdiği kimlik çerçevesinin en önemli boyutlarını geleneksel ve modern cahiliyyeden arınma; bütüncüllük; özgüven duygusu taşımak ve cemaat bilincine sahip olmak olarak özetlemek mümkündür. Çok etkili olmuştur çünkü bir aydın olmanın ötesinde o söz ile ameli bütünleştiren bir muallim, bir dava adamıdır.

İslam adına pek çok çabanın merkezinde yer alan “Ne yapmalı” sorusuna verdiği güçlü cevap onu diğer ıslah önderlerinden ayırır. Ümmetin içinde bulunduğu hastalığa geçici tedavi değil, kapsamlı operasyon önermiştir. Meselenin temelinin Ümmetin Ümmet olma bilincini yitirmesi olduğu tespitini yapmış ve çözüm olarak da Ümmet’in diriltilmesi hedefine yönelmiştir.

Bazı yapıların acilci ve ölçüsüz bir yaklaşımla siyasi yapıyı öncelikli hedef haline getirmesi ve keskin eylemlere girişmesi onun suçlanmasına yol açmıştır. Oysa Seyyid Kutub panik havası ya da acilcilik olarak tanımlanabilecek yaklaşımlar önermez. Bilakis onun düşüncesinde ve eyleminde uzun soluklu bir inşa, mücadele ve dönüşüm süreci vurgusu vardır.


YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ >>>>

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat