Arakan: Uzaktaki zulüm


Arakan: Uzaktaki zulüm

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 19 Ağustos 2015 Çarşamba 00:11


Arakan’ın ismini dünya 2012 yılında ülkede Rohingya Müslümanlarına yapılan şiddet ile duydu. Binlerce Arakanlı Müslüman (Rohingya) botlarla Naf Nehri'ni geçerek Bangladeş’e ulaşmaya çalışıyordu.

Küre Medya / Haber Merkezi
Arakan: Uzaktaki zulüm

Arakan’ın ismini dünya 2012 yılında ülkede Rohingya Müslümanlarına yapılan şiddet ile duydu. Binlerce Arakanlı Müslüman (Rohingya) botlarla Naf Nehri'ni geçerek Bangladeş’e ulaşmaya çalışıyordu. Yıllardır baskı ve zulüm altında yaşayan Arakanlı Müslümanların kaçış fitilini ateşleyen ise bir Müslüman’ın bir Budist kadına tecavüz ettiği iddiasıydı. Bu iddia üzerine çıkan olaylarda yüzlerce Rohingya öldü, binlercesi ülkeden kaçtı.

Son aylarda Arakanlı Müslümanlar tekrar gündeme geldi. Ülkelerindeki şiddetten teknelerle kaçan binlerce Rohingya aylarca kendilerini kabul edecek bir ülke aradı. Rohingyalar gündemden tekrar düşse de onların trajedisi devam ediyor.



Malezya’ya gitmek istiyorlar

Son üç yılda ise Myanmar’daki şiddetten 140 bin kişi kaçtı. Yaşadıkları baskı ve şiddete dayanamayan binlerce Rohingya, insan kaçakçılarının Malezya’da daha iyi bir yaşam vaadine kanarak botlara biniyor. Günlerce bazen aylarca denizde aç susuz kalıyorlar. Rohingyaların Malezya’yı tercih etmelerinin nedeni çoğunluğu Müslüman bir ülke olması.

Umut yolculuğu hüsranla bitiyor

Ancak insan kaçakçıları onları çoğunlukla Tayland’ın güneyindeki ormanlık alanda kurdukları kamplara götürüyorlar. Daha sonra göçmenlerin ailelerinden fidye istiyorlar. İstedikleri fidye ödenirse onları kara yoluyla Malezya’ya götürüyorlar. Bazen de fidye ödendiği halde daha fazlasını istiyorlar. Fidye ödenmeyince öldürüyorlar. Malezya haber ajansı Bernama, burada insan tacirlerinin kadınları seks kölesi olarak kullandığını yazdı. Bazı göçmenler insan tacirleri tarafından köle olarak satılıyor.

Göçmenlere ait toplu mezarlar

Tayland hükümetinin Mayıs başında ülkenin güneyindeki ormanlık alanda kamp kuran insan kaçakçılarına yönelik başlattığı operasyon sonucu 32 Arakanlı Müslümanın cesedini bulundu. Hükümet cesetlerin göçmenlere ait olduğunu açıkladı. Operasyon sonucu hayatta kalan göçmenler ise teknelere bindirilerek ve denizin ortasında kaderlerine terk edildi. Malezya'nın kuzeyinde insan kaçakçılarına ait olduğu ve göçmenlerin tutulduğu belirtilen 28 kampta Arakanlı Müslümanlara ait olduğu iddia edilen 139 mezar ortaya çıktı. Malezya'nın Tayland sınırı yakınında Perlis eyaletinde yapılan kazılarda 106 kişinin cesedi bulundu.

Uluslararası toplum ne yapıyor?

Güney Asya’daki göçmen kriziyle ilgili ilk toplantı 29 Mayıs’ta 17 ülkeden yetkililerin katılımıyla Tayland'ın başkenti Bangkok’ta yapıldı. Güneydoğu Asya ülkelerinin katıldığı toplantıda ABD, Japonya ve İsviçre gözlemci olarak bulundu. Göçmenlerin durumuyla ilgili yeni bir karar verilmedi. Ülkeler benzer toplantıların sürdürülmesi konusunda anlaşmaya varmakla yetindi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü sorunun temel kaynağı olan Myanmar'a, Rohingyalara yönelik politikasını değiştirmesi için "baskı yapılması" gerektiğini açıkladı.

Uluslararası toplumun çağrıları sonucu Endonezya ve Malezya, Arakanlı Müslümanları geçici kabul etme kararı aldı.

 ABD açık denizde bulunan göçmenlerden işkence görmüş, dul, yetim ve sağlık sorunları olan az bir kısmının 18-24 ay içinde ABD'ye yerleştirileceğini açıkladı. ABD Başkanı Barack Obama, Myanmar'ın demokrasiye geçişte başarılı olmak istiyorsa Arakanlı Müslümanlara karşı uyguladığı ayrımcılığa son vermesi gerektiğini söyledi.

 BM’den eylem planı

BM Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ve BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) bölge ülkelerinin hükümetlerine 10 maddelik bir eylem planı sundu. Planda kurtarma operasyonlarının güçlendirilmesi, gemilerin zamanında karaya çıkmasının sağlanması, göçmenler arasındaki mültecilerin tespit edilmesi ve çözüm bulunması, ekonomik göçmenlerin dönüşünün desteklenmesi, göçmenleri bu tehlikeli yolculuğa iten ana nedenlere çözüm bulunması ve insani yardım sağlanması var. (AA, Reuters)

Gambiya sahip çıktı

Myanmar'ın vatandaşlık statüsü vermediği ve göçe zorladığı Arakanlı Müslümanlara bir Afrika ülkesi olan Gambiya sahip çıktı. Halkın üçte birinin günlük 1.2 dolarla yaşamak zorunda olduğu Gambiya, Arakanlı Müslüman göçmenleri kabul etmeye hazır olduğunu açıkladı.

Filipinler ise Endonezya, Malezya ve Tayland geri çevrildiği için günlerdir teknelerde bekleyen Bangladeşli ve Arakanlı Müslüman göçmenlere yardıma hazır olduğunu duyurdu.

Demokrasi yanlısı politikacının suskunluğu

Myanmarlı Nobel ödüllü muhalif politikacısı Aung San Suu Kyi’nin Arakanlı Müslümanlara karşı yapılan şiddete sessiz kalması ise eleştiriliyor. Ulusal Birlik Partisi lideri olan Aung San Suu Kyi muhalif düşüncesinden dolayı 21 yıl hapis yattı. Bunun 6 yılını ev hapsinde geçirdi. Ancak BM’nin dünyanın en çok eziyet çeken halkı olarak adlandırdığı, İnsan Hakları Örgütleri’nin etnik temizlik olarak nitelendirdiği Rohingyalara yapılan şiddet konusunda Al Jazeera’ye verdiği röportajda sorulan bir soru üzerine “Bu bir etnik temizlik değil. Müslümanlar hedef alınıyor ancak Budistler de şiddete maruz kaldı” dedi.

SORUNUN KAYNAĞI

2012 yılında yayınlanan Time dergisine göre şiddet olaylarının arkasında "Budist terörün yüzü" ifadesiyle yer alan Budist rahip Aşin Virathu ve 969 adlı milliyetçi örgüt bulunuyor. Dergiye göre Arakanlı Müslümanlara yönelik saldırıları kışkırtan Budist radikal milliyetçiler.

Anadolu Ajansı’nda yayınlanan bir analize göre 969 örgütünü oluşturan üç rakam, örgütün eylemleriyle çelişen biçimde "Buda'nın erdemlerini, Budist ibadetlerini ve Budist cemaatini" simgeliyor. Örgütün adı, 2012 yılında Myanmar'da Müslümanları hedef alan şiddet eylemleri sırasında duyulmuştu.

Söz konusu rahip ve 969 örgütü Myanmar’da nefret diliyle ve İslam karşıtı söylemleriyle tanınıyor. Müslümanları Myanmar'ın "en büyük düşmanı" olarak nitelendiriyor. Sosyal paylaşım sitelerinde, ülkedeki Budist çoğunluğa, Müslümanların Budist kadınlara tecavüz ettiği söylentilerini yayarak Müslümanlara ait işyerlerinden alışveriş edilmemesi çağrısı yaptığı biliniyor.

Virathu'nun nefret söylemleri, Batı'daki, "Budist bir rahibin nazik ve hoşgörülü" olduğuna ilişkin yaygın inanışla ters düşüyor. Aşin Virathu, din odaklı şiddeti kışkırtmak suçundan sekiz yıl hapis yatmasının ardından 2011 yılında genel afla serbest bırakılmıştı. Radikal rahibin, serbest bırakıldıktan sonra ülke genelinde nefret söylemlerini özgürce dile getirmesine devlet ses çıkarmıyor. Bunun yanında Myanmar'daki muhalefet partisinin eski bir görevlisi ve gazetede köşe yazarlığı yapan Htin Lin Oo, Budizm'e hakaret ettiği gerekçesiyle 2 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Ravina Shamdasani, Htin Lin Oo'un şartsız bir şekilde serbest bırakılması çağrısında bulunularak, kararın Arakan Müslümanlarına karşı şiddet uygulamayı kışkırtanlara yapılan muamelelerle zıtlık gösterdiğini belirtti.

Sümeyye Ertekin / aljazeera türk

Yukarı Dön

İlgili Fotoğraflar







Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat