Ak Partinin Kemalizm’le flörtü


Ak Partinin Kemalizm’le flörtü

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 13 Kasım 2017 Pazartesi 15:37


Geride bıraktığımız 10 Kasım, bundan öncekilere nazaran çok farklı bir 10 Kasım olarak akıllara kazındı. Yeni Akit Yazarı Ali Osman Aydın, "Ne olur, Atatürkçülerin de oyuna talip olunmasa? Ne olur, 2019 seçimleri kaybedilse?" diye sordu.

Küre Medya / Haber Merkezi
Mustafa Kemal Atatürk, bundan tam 79 yıl önce 10 Kasım 1938'de hayatını kaybeden Mustafa Kemal Atatürk için her yıl olduğu gibi bu yıl da anma törenleri düzenlendi. Fakat bu yıl, geride bırakılan yıllardaki gibi yalnızca Sözcü, Cumhuriyet, Hürriyet gibi gazeteler değil, 'iktidar medyası' şeklinde tanımlanan Ak Parti iktidarına yakın gazeteler de "Mustafa Kemal güzellemeleri" ile çıktı.

Öte yandan anma törenlerinde 'Mustafa Kemal Atatürk', 'laiklik', 'Cumhuriyet' kavramlarıyla her daim çatıştığı iddia edilen İmam Hatip Liseleri ve başörtülü öğrenciler de vardı. Kastamonu'nun Tosya ilçesinde, Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri '10 Kasım Atatürk'ü Anma Etkinlikleri' kapsamında koreografi hazırladı. Bütün öğrencilerin katılımıyla oluşturulan koreografide ‘Atatürk'ün İmzası' oluşturuldu. Batman'daki anma etkinlikleri kapsamında 12'nci sınıf öğrencisi Leyla Gök, Atatürk'e uyarlanan, "Neredesin Mustafam" adlı ağıtı Kürtçe seslendirdi.

En önemli ayrıntılardan biri ise Ak Parti teşkilatlarının Anıtkabir'e ziyaret çağrıları ve 9 Kasım akşamı Ankara'ya kaldırılan otobüslerdi. İstanbul'da konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise “Birileri çıkmış biz Atatürk'e Atatürk dedik diye bir sürü senaryolar yazıyor. Adı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ise bizim bunu ifade etmemizden daha doğal ne olabilir. Söylemi Marksist, faşist çevrelerin tekeline mi bırakacağız. CHP gibi amorf bir partinin Atatürk'ü milletimizinden kaçırmasına rıza göstermeyeceğiz” dedi.

Konuyu bugünkü köşesine taşıyan Yeni Akit YAzarı Ali Osman Aydın, "Ne olur, Atatürkçülerin de oyuna talip olunmasa? Ne olur, 2019 seçimleri kaybedilse?" diye sordu. İşte Aydın'ın yazısı:

KEMALİST İKTİDARA BİAT ETMEK

Meşru muhalefeti temsil eden Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Fırka'ya hayat hakkı tanımadığı halde, hala, “Bizlere seçme seçilme hakkı verdi, Cumhuriyeti armağan etti.” diyerek M. Kemal'i özgürlüklerin bağışlayıcısı olarak görenler olabilir. Gayet normal… Bazı kişiler daha ileri giderek onu ilah gibi de görebilir. Lafımız yok… Fakat, herkesin dini kendine… Kimse kendi ibadetini diğerine dayatamaz ve “Olmasaydı olmazdık!” gibi ebedi bir borç baskısı oluşturarak diğerleri üzerinde hegemonya kurmaya kalkamaz. “Kemalist sistem biat istiyor” adlı 22 Mayıs tarihli yazımızda “Türkiye'de müesses nizamın tartışmasız tek iktidarı, Batı değerleriyle mücehhez Kemalizm'dir.” demiş ve meşruiyetin tek yolunun bu sisteme biat etmekten geçtiğini tespit etmiştik… Bitirirken de “Gelecekte, Kemalist sistemin asıl savunucusunun CHP değil de, AK Parti olması kimseyi şaşırtmasın…” demeyi unutmamıştık.

Ak Parti bu anlamda ilk çıkışını 29 Ekim'de resmi tarih söylemini içselleştiren “Cumhuriyeti Biz Kurduk ve Biz Koruduk” ilanıyla yaptı. Oysa Ak Parti kurucularının da gayet iyi bileceği gibi Cumhuriyet halk tarafından kurulmamıştı. Çoğunluk tarafından da kurulmamıştı. Tıpkı diğer devrimler gibi cumhuriyet de bir toplumsal mutabakat aranmadan küçük askeri bir elit tarafından kurulmuştu. Ak Parti 29 Ekim'deki çıkışının ardından 10 Kasım'da işi “Atatürk'ü ve hatırasını istismarcıların zulmünden kurtarmak” noktasına kadar vardırdı. O günden beri Ak Parti'deki bu yaklaşım değişikliğini nasıl ele alacaklarını görmek için özellikle basınımıza, bazı yazarlara ve konuşması gereken kişilere dikkat kesilmiş durumdayım. Ancak bir kaç istisna dışında ağzını açan yok…

“KEMALİZM ASLINDA BÜYÜK BİR DİN REFORMUDUR”

Ak Partinin 2019 sürecinde, siyaseti “Atatürk'ü kurtarmak” çizgisine taşıması tevil etmekte zorlanacağı bir eksen kayması görünümü veriyor. Falih Rıfkı'nın ifadesiyle “Kemalizm aslında büyük bir din reformudur.” gerçekliği belleklerden silinmeyen acı hatıraları ile capcanlıyken, Ak Parti'nin bu tutum değişikliğini tabanına anlatması, Kemalizm'le flörtünü kabul ettirmesi hiç kolay olmayacak. Ancak buradan, en azından kendi adıma şunları söyleyebilirim.

NE OLUR 2019 SEÇİMLERİ KAYBEDİLSE?

2019, sizce geri dönülmesi mümkün olmayan, çok hayati bir seçim olabilir. Bu seçimi kaybetmemek adına çeşitli siyasi stratejiler de izlemeniz gerekiyor olabilir. Ama ne olursa olsun, bizim iktidar ile değiş tokuş edilecek “davamız” yok. Startını Kemalizm'in verdiği Batılılaşma eğilimi ruhları ve zihinleri yıldırım gibi çarpmış ve cemiyeti şu kadar yılda tanınmayacak hale getirmiştir. Bu dönüşmüş insan tipini bugün sokakta görüyoruz, dizilerini izliyoruz, şarkılarını dinliyoruz, kitaplarını okuyoruz, programlarını seyrediyoruz… Bir hastalık gibi toplumu saran bu insanın zehirli tesirinden toplumu korumak için bu köşede bin bir çare arıyoruz. Bu insan tipi ile de Kemalizm'in kültürel batılılaşma hareketi ile de son nefesimize kadar mücadele edeceğiz. Dolayısıyla kültürel kökenimizi söküp atan Kemalizm'e siyaseten de olsa göz kırpan her yaklaşıma, peşinen karşıyız. Ne olur, Atatürkçülerin de oyuna talip olunmasa? Ne olur, 2019 seçimleri kaybedilse Yoksa maazallah CHP İktidar olur da interneti ve televizyonu şiddet ve pornografi mi ele geçirir? Baştan çıkarıcı dizilerle ahlak tefessüh eder de, aileler mi darmadağın olur? Okullarımız daha çok Nihilizm'e mi hizmet eder hale gelir? Gençliğimiz topyekun popüler kültüre mi teslim olur yoksa? Asil milletimiz, bir geri zekalı şarkıcıyı dinlemek için birbirini ezecek hale mi gelir? Ne olur?

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat