'ABD ve Suud bölgeyi belirsizliğe sürüklüyor'


'ABD ve Suud bölgeyi belirsizliğe sürüklüyor'

A+ |Normal |A-

Son güncelleme: 13 Kasım 2017 Pazartesi 16:39


Ankara Sosyal Bilimler Ün. öğretim üyesi Prof. Dr. Muhittin Ataman, 'ABD ve Suudi Arabistan bölgeyi belirsizliğe sürüklüyor' dedi.

Küre Medya / Haber Merkezi
Ankara Sosyal Bilimler Ün. öğretim üyesi Prof. Dr. Muhittin Ataman, Sabah'tan İsa Tatlıcan'a verdiği röportajda "ABD yönetimi ve Bin Selman elbirliğiyle bölgeyi bir bilinmeze sürüklüyor" dedi.

İşte Ataman'ın açıklamalarının ilgili bölümü:

BÖLGE GİDEREK BİR BELİRSİZLİĞE SÜRÜKLENİYOR

ABD Körfez'deki bu yeni dizaynın neresinde?

Tabii ki ABD Körfez'deki bütün oluşumların merkezinde yer almaktadır. Eski İngiliz sömürgesi olan veya himayesi altında bulunan Körfez ülkeleri ciddi bir şekilde ABD ve İngiltere'ye bağımlı bir şekilde siyaset yapmaktadırlar. Sadece siyaset alanı değil, ekonomi ve eğitim alanı da bu iki ülkenin kontrolünde gelişmektedir. Dolayısıyla, bu iki ülkenin onayı olmadan Körfez ülkelerinde herhangi bir ciddi siyasi ve ekonomik değişimin olması düşünülemez. ABD ve Suud yönetimi bölgeyi bir belirsizliğe sürüklüyor.

New York Times gazetesi 2013 yılında yayınladığı makalede 5 ülke sınırları içinde 14 yeni devlet kurulacağını iddia ediyordu. 4 yıl sonra bu öngörünün tutacağını düşünüyor musunuz?

Batılı devletlerin birleşik bir Ortadoğu istemedikleri sır değildir. Batılılar ne Müslümanların ne de Arapların bir araya gelmesini isterler. Yüz elli yıldır bölgenin parçalanmasının kavgasını vermektedirler. Önce, emperyalist kavganın sonunda Osmanlı Devleti'nin parçalanmasını sağladılar. Ortadoğu bölgesi ve Müslüman dünya için Birinci Dünya Savaşı'nın anlamı ümmetin parçalanmasıdır. Bırakın Müslümanların birliğini, Batılı devletler Osmanlı'ya karşı İngilizlerin yanında savaşan Şerif Hüseyin ve oğullarının kurmayı düşündükleri birleşik Arap devletine bile müsaade etmediler. Dahası Arabistan yarımadasını bile ona veya birisine bırakmadılar. Arabistan yarımadasında kendilerine bağımlı beş yapay devlet veya devletçik kurdurdular. Emperyalist Batılı devletlerin bu böl-yönet politikası Sykes-Picot ruhu olarak nitelendirilebilir.

BATIYA BAĞLILIKLARININ DEVAM ETMESİ GARANTİ EDİLDİ

Bugüne geldiğimizde nasıl bir tablo ortaya çıkıyor?

Bugün itibariyle Ortadoğu'da yaşananlar da Batılı devletler eliyle başlatılan operasyon(lar) bir ikinci Sykes-Picot sürecinin başlatılması olarak görülebilir. Orta ölçekli devletlerin kendi ayakları üstünde durma yönünde izledikleri siyaset Batılı devletleri rahatsız edince bölge devletlerinin yeni bir bölünme süreciyle karşı karşıya kalmaları sağlanmış oldu. Böylece, kendi ayakları üzerinde durmayı beceremeyecek olan bölge devletlerinin Batılı devletlere bağımlılıklarının devam etmesi garanti altına alınmış olacaktır.

YEMEN'DE İÇ SAVAŞTA DA AYNI AKTÖRLER VAR

Yemen'in Suudi Arabistan'a gönderdiği balistik füzeler bölgede taşları yerinden oynattı. Bu ülkede neler oluyor?

Yemen bölgenin en mazlum halkının yaşadığı fakir ülkedir. Arap dünyasının en geri kalmış ülkelerinden biridir. Yemen geleneksel olarak Zeydiler tarafından yönetilmekte, nüfusun çoğunluğunu oluşturan Şafii Sünniler de bunu bir sorun olarak görmüyorlardı. Zamanla Suudi Arabistan ile İran'ın bu ülke siyasetine müdahil olması ve mensup oldukları mezhep üzerinden siyasal fay hatları oluşturmaları ülkede gerginlik oluşturdu. Arap isyanlarının patlak vermesi ve bunun Yemen'e sıçramasının devamında devlet sistemi çöktü ve yıpratıcı bir iç savaş başladı. İran, Suudi Arabistan ve BAE'nin askeri ve ekonomik bakımdan soruna doğrudan müdahil olmaları krizi daha da derinleştirmiştir.

İRAN VE SUUDİ ARABİSTAN YEMEN'DE KARŞI KARŞIYA GELEBİLİR

Suudi Arabistan ve İran nerede duruyor?

Suudi Arabistan'ın liderliğinde oluşturulan bir uluslararası koalisyon Yemen iç savaşında, İran'ın himayesindeki Husilere ve onların destekçilerine karşı askeri müdahalelerde bulunmaktadır. Ancak bu saldırılar Husilerden ziyade, ülkedeki masum insanlara zarar vermektedir. Bugün kadar on binlerce insan hayatını kaybetti, milyonlarcası hastalık ve açlık dolayısıyla ölümle burun buruna gelmiştir. Kısacası, Yemen İran ile Suudi Arabistan arasında bir vekaletler savaşı yürütülmektedir. Bu son gelişmelerle birlikte Yemen üzerinden İran ile Suudi Arabistan doğrudan da karşı karşıya getirebilir.

Yukarı Dön



Etiketler:

Henüz yorum bulunmamaktadır!

Yorum yapyorum

 

Kategoriye Ait Diğer Haberler



Ana Sayfa | Yazarlar | Güncel | Haberler | Dünya | Yorum Analiz | Röportaj | Medya | Etkinlikler | Kültür Sanat